Kitleler kendi başlarına asla ayaklanmadıkları gibi, sırf ezildikleri için ayaklandıkları da görülmemiştir.
Açıkçası, kıyaslama olanağından yoksun bırakıldıkları sürece, ezildiklerinin farkına bile varmazlar. Bir zamanların sürekli yinelenen ekonomik bunalımları tümden gereksiz olmuştur ve artık meydana gelmelerine izin verilmemektedir.
Özgür kaldıklarında hiçbir bilim onlara ekmek vermeyecek Sonuçta özgürlüklerini ayaklarımızın önüne koyup diyecekler ki:
"En iyisi bizi köleleştirin; ama doyurun!' En sonunda onlar da herkesin özgürlük ve dünyevi ekmeği doyasıya alması ikisini bir arada yaşaması düşünelemez olduğunu anlayacaklar. Çünkü hiçbir zaman özgürlük ve ekmek bağdaşmayacak
Sen insanlara gitmek istiyorsun ve boş ellerle ve ne olduğu belirsiz bir özgürlük sözüyle gidiyorsun. İnsanlar cahillikleri ve doğuştan sahip oldukları saygısızlık
dolayısıyla bu özgürlük sözünü anlamıyorlar bile ve korkuyorlar ürküyorlar.
Çünkü insan ve insan toplumu için hiçbir zaman hiçbir şey özgürlükten daha dayanılmaz olmamıştır Oysa bu sıcak,çıplak çöldeki taşları görüyormusun?
Bu taşları ekmeği çevirir insanoğlu her zaman elini kaldırıp ekmeklerini vermeyi keseceksin korkusuna karşın soylu ve boyun eğmiş sürü gibi peşinden gelecek! Ama sen insanları özgürlüğünden etmek istemediğin icin bu öneriyi geri çevirdin. Çünkü ekmekle satın alınmış bir saygı varken bu ne biçim özgürlük olacak diye karar verdin
Gerçekçinin imanı mucizeden doğmaz; iman, mucizeleri doğurur. Böyle kimse bir kere iman edince artık kendi gerçekçiliğinin zorunluluğu olarak mucize olanağını da kabul etmek zorundadır.
Onlar da artık, aslında tamamen metafizik bir amacı güden, yani gerçekte var olan şeylerin alanında bulunmayan bir şeyi kendileri için arzuladıklarını sanmaktadır. Başka bir deyişle öncelikle burada mümkün olan, gelecekteki bireyin hayat bulmasına yönelik arzudur;