visal.kitap

visal.kitap
@Mehtappppppp
Gazi üniversitesi
7/10
·176 syf.··
2026 5. kitabı
VEJETARYEN – HAN KANG Bu kitap bende bir “hikâye” hissinden çok bir rahatsızlık duygusu bıraktı. Sanki sayfalar ilerledikçe değil de, insanın içi daraldıkça ilerliyorsun. Yeong-hye’nin et yemeyi reddetmesi basit bir karar gibi başlıyor ama aslında bu, onun dünyayla kurduğu bağın kopuşu. Bu bağın tam olarak ne zaman koptuğu ya da buna neyin sebep olduğu ise bir bilinmez olarak kalıyor. Toplumun “normal” dediği her şeyin dışında kalmaya başladıkça, herkes onu düzeltmeye çalışıyor. Ama kimse gerçekten onu anlamıyor. Okuması kolay değil, ama unutması da mümkün değil. Yazardan okuduğum ikinci kitaptı ve kitapları arasında garip bir benzerlik görüyorum: et yemeyi bırakan kadın, konuşmayı bırakan kadın, zamanla görmemeye başlayan adam… Hep bir bireyin toplumdan kopuşu temalı hikâyelere yer veriyor. Buna ek olarak, olayların üç farklı gözden anlatılması da dikkat çekiciydi. Yeong-hye’yi tek bir yerden değil, parçalı ve eksik bakışlarla görüyoruz; bu da onun kimliğini daha da uzak ve anlaşılmaz yapıyor. Özellikle eşinin Yeong-hye’ye bakışı en rahatsız edici kısımlardan biriydi. Onu bir “insan”dan çok, toplum içinde düzeni bozmayan, kontrol edilebilir bir figür gibi görmesi… Yeong-hye değişmeye başladıkça onu anlamaya çalışmak yerine “düzeltme” çabasına girmesi, hikâyenin en soğuk ve sert tarafını oluşturuyor. Yazarın anlatımı gerçekten etkileyici. Sakin ve sade bir dille yazıyor ama tam da bu sakinlik, hikâyeyi daha çarpıcı ve rahatsız edici bir hale getiriyor. Hayal gücü ise sıradan bir konuyu bile alışılmışın dışında bir yere taşıyabiliyor. Basit gibi görünen bir hikâyenin altında, uzun süre akılda kalan, düşündüren ve kolay kolay geçmeyen bir dünya kuruyor.
Psikoloji
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Reklam
7/10
·120 syf.··
2025 30. kitabı
ANTON ÇEHOV - HAYATIM (Bir taşralının hikayesi) Misail, zengin bir ailenin oğlu olmasına rağmen toplumun ve ailesinin dayattığı “saygın” hayatı reddeder. İşçi olarak kendi emeğiyle yaşamayı seçer; bu seçim yüzünden çevresi ve sevdiği kadın Maşa onu terk eder. Tüm kayıplara rağmen Misail, kendi doğrularından vazgeçmez ve sade ama özgür yaşamına bağlı kalır. Bu hikâyede insanın en büyük sınavı, başkalarının kurduğu hayata mı uyacağı yoksa kendi yolunu mu seçeceği sorusudur. Misail’in seçimi, dışarıdan bakıldığında bir düşüş gibi görünür; oysa özgürlük çoğu zaman kayıpların içinden yükselir. Toplumun alkışladığı düzeni reddetmek kolay değildir. İnsan, kabul görmek için kendinden ne kadar vazgeçtiğini fark etmez çoğu zaman. Misail ise bu döngüyü kırar; kaybetmeyi göze alarak kendini korur. Belki yalnızlığa sürüklenir, belki yanlış anlaşılır… ama sonunda şunu kanıtlar: İnsanın gerçek hayatı, başkalarının belirlediği yol değil; kendi vicdanına ağır gelmeyen yoldur. ️Yazar modern toplumda sınıf farkları, sosyal beklentiler ve insan onuru arasındaki çatışmayı gözler önüne serer. Okumak isteyenlere keyifli okumalar
HayatımAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,621 okunma
5/10
·68 syf.··
2025 5. kitabı
BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU - STEFAN ZWEIG Kitap ünlü bir yazarın hatırlamadığı bir kadından aldığı mektuptan oluşuyor. “Sana, beni asla tanımamış olan sana” diye başlıyor mektup. Sanırım en etkilendiğim kısım burasıydı. Daha küçük yaşta babasını kaybeden kadın kahramanımız apartmana taşınan yeni komşusuna karşı çocukça bir aşkla tutulur. Belki de babasını erken yaşta kaybetmek yeri doldurulamayan duyguların dışa vurumuydu kimbilir? Yazarı uzaktan uzağa sürekli takip eder. Yıllarca hem karşılaşmaktan korkup hem de deli gibi onun hayatında yer alma isteğiyle bütün duyguları karmakarışık hal alır. Kadın ismini bile bilmeyen bu adamdan hamile kaldığında da adamın haberi yoktur, hayat mücadelesi verirkende, çocuğu öldüğünde de. Kitabın sonunda yoğun olarak hissettiğim tek duygu söylenmemiş sözler ve kocaman bir yaşanmamışlık. O kadar iç karartıcı bir durum ki ister istemez bütün ruhunu umutsuzluk sarıyor. En acı verici kısım ise kadın ömrünü çalan bu sevgiyle ölmüş olsada adam bu mektubu okuduğunda kadını gerçekten hatırlamaz. Kendi için heba edilen hayat onun için karmaşık hatıralardan ibarettir. Yoğun betimlemelerden oluşan kitapta çok fazla tekrarlayan cümleler mevcut. Kadın karakterimiz ne kadar seni suçlamıyorum, sana kızmıyorum, hiç pişman değilim desede içten içe sevdiği adama sitem ediyor. Belkide sitemi yaşanmışlıklara değil yaşanmamışlıklaradır.
Edebiyat & Roman
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET - AGATHA CHRİSTİE Merhabalar Birbirini hiç tanımayan bir grup insan ve sıradan bir yolculuk geçireceğini düşünen dedektif Poirot tren yolculuğuna çıkar. Hava şartlarının kötüye gitmesi sonucu tren yolda kalır. Bütün yolcuların kontrolleri yapılır fakat Amerikalı yolcu yatakta ölü bulunur. Cinayeti incelemeye başlayan dedektif Amerikalı yolcuyu kimin öldürdüğünü bulmaya çalışır. Agatha Christie Doğu Ekspresinde Cinayet adlı kitabını İstanbul’da Pera Palace Otel’de yazmış. Bu durumun tesirinde kalarak kitabında yer yer İstanbul’u öven ve yeren cümlelere yer vermiş. Agatha Christie’nin okuduğum ikinci kitabıydı ve sık sık kendisine okuma listemde yer vermeyi düşünüyorum. İlk okuduğum “On Kişiydiler” kitabına göre daha ustaca kurulmuş bir olay örgüsü gördüm. Kitap gayet akıcı kısa sürede okuyabilirsiniz. Sadece iki kitabın birbiriyle benzerlikleri olduğunu düşünüyorum. İlk kitapta on kişiyi bir adaya hapsedip cinayetleri işleyenin kim olduğunu çözmeye çalışıyorlardı. Bu kitapta bir grup insanı trende mahsur bırakarak cinayeti kimin işlediğini bulmaya çalışıyor. Bütün kitapları buna benzer bir yapıda mı onu merak ettiğim için üçüncü kitabımı sipariş bile verdim.
Polisiye
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
7/10
·344 syf.··
2024 4. kitabı
GÖLGE İZ BIRAKMAZ - JEAN-LUC BANNALEC Merhabalar bu sefer Fransız edebiyatından bir polisiye kitabıyla geldim Bir otel, iki cinayet, üç tablo… Fransa’nın doğal güzellikleriyle meşhur huzur dolu bir sahil köyünde işlenen bir cinayet gündeme bomba gibi düşer. Bol turist alan bu köye üç yıl önce gelen komiser Dupin’in kendine has yöntemleriyle çözüme ulaştırdığı cinayet. Fransız edebiyatından okuduğum ilk polisiye kitabı olmadığı için çok etkilenemedim. Hatta kendi adıma en yavaş ilerleyen polisiye kitapları arasında yer aldığını söyleyebilirim. Yazar, kitapta çok fazla yer-konum betimlemelerine yer vermiş. Bu durum istemeden de olsa okurken hikayeden kopmanıza sebep oluyor. Kitapta en hoşuma giden detay ise hikayenin aynı mekanda başlayıp aynı mekanda bitmesi oldu. Gölge İz Bırakmaz yazarın ve serinin ilk kitabıymış. Ayrıca Bannalec çok sevilen yazarlar arasında yer alıyormuş. Kitaplarına şans vermek isteyenlere iyi okumalar
Edebiyat
Gölge İz BırakmazJean-Luc Bannalec · Parodi Yayınları · 2018398 okunma
Reklam