Mel

Puan vermedi·304 syf.··
2022 62. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2022 19:28
Searle, ünlü Dil Bilimci John Langshaw Austin'in öğrencisidir. Hocasının dil teorisi olan Söz Edimini hem geliştirmiş, hem de eleştirmiştir. Bu kitaptan önce Austin'in eserini okumanızı tavsiye ederim.    Gündelik dilden hareketle dili incelemeye çalışan Searle, ağırlık merkezini söz edimleri üzerine kurmuştur. Dili çözme işinin gündelik dildeki kullanımı ile olabileceğini düşünür ve gündelik dile dair olan söz edimlerini kullanarak farklı yaklaşımlar sağlar. Wittgenstein’in aksine Searle, dile anlatmak istediğimiz şeyi anlatmamızı sağlayacak eklemeler yapmak her zaman imkân dahilindedir, bundan dolayı bir kişinin istemesine rağmen dile getiremeyeceği bir ifade ilkesel olarak mümkün değildir der. Dile getirilebilirlik ilkesidir bu.  Üç farklı edimde bulunduğumuzu belirtir; Sözceleme edimi, Önerme edimi, Edimsöz edimi. Bir cümle tek bir edimi veya birden fazla edimi karşılayabilir. Edimsöz edimleri oyunu kurallarla oynanan bir oyun olduğunu belirtir. Searle edimsöz edimleri oyununu oynadığımız kuralları açıklamak için iki tür kural arasında bir ayrıma gider. Bu ayrım, düzenleyici kurallar ve oluşturucu kurallar arasında yapılmış ayrımdır. Searle herhangi bir edimsöz ediminin hangi koşullar altında var olduğunu açıklamak için örnek olarak söz verme edimini kullanılır. Çünkü söz verme, kurallı ve açık bir edimdir.  Söz verme ediminin hangi koşullar altında gerçekleştiğini göstermek için dokuz koşul sayar. Bu koşulların varyasyonlarını açarak detaylandırır.  Edimsöz edimlerini birbirlerinden ayırmamızı sağlayacak da en az on iki boyut sayar. Genişçe yer verdiği ise şu üç boyuttur ; Edimin ereğindeki farklılıklar, söz ile dünya arasındaki uydurma doğrultusundaki farklılıklar ve dışa vurulan ruhsal durumdaki farklılıklar. Örneğin birisine teşekkür ettiğimizde 
Söz EdimleriJohn R. Searle · Ayraç Yayınları · 20009 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Edimin yerine getirilebilmesi için ortada bir uylaşımsal aracın ya da başka bir şeyin olması gerekir. Çünkü edim ancak kurallar içinde yerine getirilebilir ve altta yatan kuralları bir biçimde kullanıma sokmak gerekir. Söz vermelerde ve bildirimlerde, söz vermek ya da bildirimde bulunmak gibi söz edimlerinin yerine getirilmesinin olanaklı olabilmesi için, sozcelenmeleri bir yükümlülük üstlenmek ya da bir olgunun varlığı konusunda güvence vermek sayılan bazı uylaşımsal öğelerin var olması gerekir. Kurallarda belirtilen şeyler, herhangi bir kuralın yardımına başvurmadan da verilebilecek acı duygusu gibi doğal etkiler değildir. Bu anlamda, yalnızca dillerin uylaşımsal olduğunu değil, belli söz edimlerinin kurala dayalı olduğunu da söylemek istiyorum.
Büyük bir kafanın yaşadığı ıstırabı nasıl verimli bir hale getirebildiğini gösterir. ... Adorno tam bir entelektüeldi. Ona göre hayat en çok bir bütün halini aldığı zaman sahteleşiyordu -bir keresinde, bütün her zaman yanlıştır, demişti-; bu da öznelliğin, bireyin bilincinin, tamamen güdümlenen toplum içinde tasnif edilemeyen şeylerin daha da büyük bir değer kazanmalarına yol açıyordu. ... Entelektüel etrafta dolaşmak, ayakta durup otoriteye cevap verebileceği bir mekâna sahip olmak zorundadır, bugünün dünyasında otoriteye sorgusuz sualsiz boyun eğmek aktif ve ahlâklı bir entelektüel hayatın karşısındaki en büyük tehditlerden biridir. Bu tehdide tek başına karşı koymak güçtür, hem inançlarınla tutarlı olmanın hem de aynı zamanda serpilecek, düşünce değiştirecek, yeni şeyler keşfedecek veya bir zamanlar bir kenara attığın şeyleri yeniden keşfedecek kadar özgür kalmanın bir yolunu bulmak daha da güçtür. Bir entelektüel olmanın en çetin yanı, yazdıkların ve yaptığın müdahaleler aracılığıyla vazettiğin şeyi, bir kuruma, bir sistemin ya da yöntemin emriyle harekete geçen bir tür robota dönüşüp katılaşmadan temsil etmektir. Hem bunu hem de tetikte durup iradeni gevşetmemeyi başarabilmiş olmanın coşkusunu hissetmiş olan varsa, bu çakışmanın ne kadar nadir gerçekleştiğini takdir edecektir. Fakat bunu başarabilmenin tek yolu, bir entelektüel olarak, elinizden geldiğince iyi ve aktif bir biçimde hakikati temsil etmek ile bir haminin ya da otoritenin sizi yönlendirmesine pasif bir biçimde izin vermek arasında seçim yapmanın sizin elinizde olduğunu kendinize hatırlatmamızdır. Laik entelektüel için o tanrılar hep iflas eder.

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.··
16 günde okudu
·
2022 62. kitabı
John R. Searle
6.7/10 · 9 okunma

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·130 syf.·
20 günde okudu
·
2022 61. kitabı
Paul Ricoeur
0/10 · 39 okunma