Melancholia

Melancholia
@Melanco
6 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
7/10
·121 syf.··
Beğendi
·
2017 62. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2017 15:42
Okuduğum bir dergideki alıntıyı beğenerek kitabı almaya karar verdim, ancak kitabı okuyabilmek, okumaya karar vermek kadar kolay olmadı. Basımı olmayan (son basımı 1994) bu kitabı bu konuda bilgim olmadığı için çeşitli kitapçılarda aradım ancak bulamadım, maalesef yakınımdaki kütüphanede de mevcut değildi. E-Kitap olarak bulup çıktısını aldım ve okumaya başladım. Bu eser aslında yazar tarafından yayımlanmış bir eser değil, öncelikle bunu belirtmek gerek. Nilgün Marmara'nın kişisel notları, denemeleri, okuduğu eserlerden parçalar, rüyalar, diyaloglar ve aforizmalara rastlıyoruz. Ölümünün (intaharının) ardından annesi tarafından Gülseli İnan'a teslim edilen karışık bir çok belge, defter ve kaydın arasında yer alan Kırmızı ve Kahverengi iki defter içerisinden derlenen ancak düzenlenmeden yazarın elinden çıktığı gibi aktarılmasıyla oluşmuş bir kitap. Kitap içerisinde el yazıları da mevcut. Kitap dağınık ve bağlantısız ilerleyen, yazarın karamsar iç dünyasını kendi tasvirleriyle aktardığı özel bir alan aslına bakıldığında. Kimi yer umutsuzluğu, kimi yer kırgınlığı, kimi zaman kızgınlığı bulabiliyorsunuz. Yoğun melankoli satırlarında geziyorsunuz, bazen anlam veremediğiniz şeylerle karşılaşıp acaba ne anlatmaya çalışıyor diye düşünüp empati kurmaya uğraşıyorsunuz. Eminim ki yazarın kendisi bu şekilde bir kitap çıkarmayı isteseydi çok çok daha iyi bir eserle karşı karşıya kalırdık, bu dağınık, karışık, kopuk hali bile bence okunmaya değerdi.
Edebiyat
Kırmızı Kahverengi DefterNilgün Marmara · Telos Yayıncılık · 20001,847 okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2017 22. kitabı
Tutunamadi, anlayamadı, anlamlandiramadi, alışamadı, varolamadi, katlanamadi... Zaten çok uğraşmadi, o yüzden aldırmadı 128... Kendini bir zamana hapsetti, yazdi, kustu, yazdı... Ondan geriye, trajik bir yaşamın buruk dizeleri, kendiyle büyüttüğü intiharı ve ölümü kaldı. O içine düştüğü bu yaşamı sahiplenmeyen bir tavırla kendi varoluşunu bir pencereden aşağıya doğru düşerek gerçekleştirdi. Sylvia Plath'i bir ayna gibi görüp şiirine onun hayatını nakış nakış isledi. Türk edebiyatının 'müntehir' şairlerinden... Hâlâ bir nesli beslenmekte...
Edebiyat
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20184,760 okunma
8/10
·140 syf.··
2017 30. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2017 17:29
ŞİİR DERİN BİR MESELEDİR. Öyküleri, romanları yorumlamak kadar kolay değildir şiir kitaplarını yorumlamak. Söz konusu kitapların yazarları Ece Ayhan ya da Nilgün Marmara ise bu çok daha zordur. Nitekim her iki şairin de tarzları birbirine benzer. Daktiloya Çekilmiş Şiirler, kronolojik olarak sıralanmış 125 şiirden oluşuyor. Şiirlerde anlatım ve biçimsel özellikler yer yer değişkenlik gösteriyor. Şiirlerde yeni bir çok kelimeye rastlayabilirsiniz. Başta bu sizi yorsa da bir kaç şiirde alışıyorsunuz. Fakat sizi asıl yoracak olan bana göre kesinlikle derin ve karanlık anlatımın giderek artmasıdır. Bu karanlık nereye kadar gidecek derken 1987'deki son şiirlerine kadar bu durum devam ediyor. Nitekim aynı yıl 29 yaşında iken Nilgün Marmara 'Hayatın neresinden dönersen kârdır' diyerek yaşamına son veriyor. Bu iç yakan intihar şiirlerinin daha anlaşılır olmasını sağlıyor. Fakat keşke kendisinin daha çok şiirini okumamıza fırsat verseydi. Daktiloya Çekilen Şiirler kitabının arka sayfa notu da bir çok şeyi açıklar nitelikte ve fazlasıyla çarpıcı. "Ey, iki adımlık yerküre Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben." Popüler kültürün doğurduğu şiir(!) tacirlerinin cümlelerinden en ufak bir emare göremeyeceğiniz bu derin şiirleri anlayana kadar okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20184,760 okunma
8/10
·58 syf.··
2019 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2019 22:19
Yine okumak için ertelediğim, beklettiğim bir Nilgün Marmara kitabı. Ancak bu defa ruhumun dingin zamanında değil de en çalkantılı zamanında okudum. "Çivi, çiviyi söker." dedim ama sökmedi, darmadağın etti. Melankolinin, çaresizliğin, umutsuzluğun vücut bulduğu bu kitap her cümle sonunda bu nasıl bir cümle, bu nasıl bir umutsuzluk dedirtiyor. Nilgün'ün intiharına ağlamak yerine neden intihar ettiğiyle meşgul oluyor zihniniz. Eşinin, en yakınının, yollarına kuş koyması gereken kişinin bile onu anlamaması, öldükten sonra "Nilgün'ün şiir yazdığını bile bilmezdim. Bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler yazardı." demesi en yakın iki insanın arasına sığabilen uçurumun derinliğini gözler önüne seriyor. Ah Nilgün! Keşke bir anlayanın olsaydı. Keşke omzunda saatlerce ağlayabileceğin, susuşlarından bile anlam çıkarabilen biri olsaydı hayatında. Çok güzeldin. Eminim ki şu an kuşlar konuyordur yollarına...
Edebiyat
MetinlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20151,225 okunma
8/10
·152 syf.··
2018 60. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2018 23:01
Huu huu. Ne okudum şimdi ben? Gerçekten kitap mıydı okuduğum yoksa Marmara'nın beyin kıvrımları arasında bir yolculuk muydu yaptığım? Sahiden de küçülüp küçülüp o beyin kıvrımlarının arasında
KağıtlarNilgün Marmara · Everest Yayınları · 20161,636 okunma