Melek

Melek
@Melekmisin
İsmim Melek. Ama sadece ismim. Bilmemek ayıp değil. Yeter ki çaktırma.
"Aydın olmak için önce insan olmak lâzım. İnsan mukaddesi olandır. İnsan hırlaşmaz, konuşur, maruz kalmaz, seçer. Aydın kendi kafasıyla düşünen, kendi gönlüyle hisseden kişi. Aydını yapan; uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"...14 yaşımdayken karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığımda beni zindana attılar ve orada altı ay bedava ekmek verdiler. Hayatın adaleti budur."
Venedik Yayınları, Jean Valjean
"...Bir rüya başkalarının hoşumuza gitsin diye çektiği bir film ya da yazdığı bir roman değildir. İçinde kandırmaca yoktur. Bir rüyada bulunan şey, mutlak surette aranması gereken şeydir."
Sayfa 15 - Sonsuz Yayınları·Kitabı okuyor
Üzgünüm...
"...Belki de üzgünüm kelimesi sandığım kadar basit değildi; onurlu, romantik ya da görkemli de değildi. Belki zayıfların sığınağıydı. Belki sadece kötülerin ve acımasızların merhemiydi. Belki alıcılar için pek bir ödül yoktu. Belki sadece boş bir vaat, boş bir hediye kutusuydu. Belki şefkatsiz ve bencilceydi. Belki ihtiyacı olanı alıyor ve hiçbir şey vermiyordu. Belki içeri tıkılan bütün o serseriler kadar aptal, sersem ve anlamsızdı..."
Sayfa 304 - Martı Yayınları·Kitabı okudu
Özür Dilemek
"...Özür dilemek birçok şeydi. Yeniden doldurulan bir çukur. Ödenen bir borç. Özür, yanlışların ardından gelirdi. Sonucun incitici bir yankısı. Tıpkı bilmenin hüzün olduğu gibi, özür dilemek de hüzündü. Özür dilemek bazen kişinin kendine acımasıydı. Ama aslında özür dilemek kişinin kendisiyle ilgili değil, karşınızdaki kişiyle ilgiliydi. Kabul edebilir ya da etmeyebilirlerdi. Özür dilemek kendini açığa çıkarmak, kucaklanmaya, alay edilmeye veya intikam alınmaya açık hâle getirmek demekti. Özür dilemek bağışlanma dileyen bir soruydu, çünkü iyi bir yüreğin metronomu, her şey yoluna girip olması gerektiği hâle gelene kadar yatışmazdı. Özür dilemek olanı geri almak değil, olanları ilerletmekti. Boşluğu kapamaktı. Özür dilemek bir yemindi. Bir adak. Bir hediye. Evet. İyi insanlar kendilerini kötü hissettiğinde özür dilerdi. Beni asıl düşündürenler, devrelerinde sorun, kalplerinde boşluk olan, hissedemeyen, söyleyemeyen, ağaçlara kazıyamayan, avuçlarını birbirine bastırıp gökyüzüne haykıramayanlardı..."
Sayfa 303 - Martı Yayınları·Kitabı okudu