Melkor

Özgürlük kavramı, pratik aklın zorunluklu bir yasasıyla gerçekliği kanıtlandığı kadarıyla, saf aklın bütün sisteminin kilit taşı olur; çünkü Tanrı ve ölümsüzlük gibi ideler, ancak onunla birlikte anlam ve dayanak kazanır.
Sayfa 4
Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Teorik akıl özgürlük kavramını ancak sorunlu bir biçimde ortaya koyabilir; fakat pratik akıl, bu kavramın gerçekliğini doğrudan doğruya eylem aracılığıyla ortaya koyar ve böylece onu yalnızca düşünülür olmaktan çıkarır.
Sayfa 3
Alıntı
Akıl, saf akıl olarak gerçekten pratik olduğunda, gerek kendi gerçekliğini, gerek kavramlarının gerçekliğini yapıp etmeyle kanıtlar; onun bu gerçek olma olanağına karşı çıkan bütün uydurma akıl yürütmeler de boşunadır.
Sayfa 3
Alıntı
Geceye Hicret
Henüz mührü çözülmemiş bir muammadır bu; Sanki gök, bir yetimin suskunluğunu Yüklenmeye ahdetmiş ketum bir mülteci. Uyku dediğin, o bitimsiz uyanıklığın Keskinleştiği eşiktir; Zihni kanatan… Her yıldız sönüşü, iadesi mümkün Olmayan bir veda vaktinin küllü melali... Öyle kararmalar vardır ki; ışık görmeden Zamanın mülkünden eksilen, Boşlukta siyah bir infilak başlar: Ne Gölge bu, ne de is... Sadece bir ruhun yalnızlığının, kendi Sesini boğduğu o ilk mahşer. Derinlik, uykunun altında değil; Gecenin dehlizlerine doğru dikey bir hicrettir. Orada mekan aşınır, isimler Suretini yitirir Ve bir insanın sızısı, o simsiyah Karanlığı kendine en dürüst ayna bilir. Şafak, bir yanılsamadan ibarettir aslında; Erişilemeyenin çizdiği o mağdur sınır... Her nefeste biraz daha gurbetleşen, Her sükutta devleşen bir ıssızlık. Rüzgarın adı anılmaz bu saatte, Zira burada esen unutmanın çıplak kendisidir. Ve unutmak; gecenin dibinde,
Şiir
Gecenin Filmi 1: Fight Club
Bazı filmler vardır, izlersin ve biter. Bazılarıysa… içine sızar. Sen bitmezsin. Fight Club tam olarak o ikinci tür. Bu, uykusuzlukla parçalanan bir zihnin hikâyesi gibi başlar. İsimsiz bir adam—her şeye sahip ama hiçbir şey hissetmeyen biri. Modern hayatın steril, düzenli ve içi boş dünyasında nefes alamaz hâle gelmiştir. Sonra bir adam çıkar karşısına: Tyler Durden. Kuralları olmayan, korkusu olmayan, sistemle alay eden biri. Ve her şey yavaşça çözülmeye başlar. Film, ilk bakışta bir “kavga kulübü” hikâyesi gibi görünür. Ama aslında mesele yumruklar değil. Mesele kim olduğun. Mesele sana öğretilen hayatın gerçekten sana ait olup olmadığı. Sabun yapımından yeraltı dövüşlerine, tüketim kültüründen kimlik krizine kadar her sahne, izleyicinin zihninde küçük bir çatlak açar. Ve o çatlak büyür. Fight Club, sana cevap vermez. Ama öyle sorular sorar ki… bir süre susamazsın. Ve filmin sonunda şunu fark edersin: Bazı şeyler yıkılmadan, hiçbir şey gerçekten başlamaz. Bu gece izlersen, sadece bir film izlemeyeceksin. Kendinle biraz fazla yalnız kalacaksın.
Film