"Yoruldum patron!
İnsanların insanlara saldırmasından, çocukların ömrünün kelebeklerin ömründen kısa olmasından, adaletin bozguna uğradığı bu dünyada yoruldum!"
O halde her şey nasıl bildiğimizle ve ne şekilde inandığımızla ilgilidir; korkularımız, başarılarımız, kazançlarımız, kayıplarımız ve hatta ne varsa hepsi!
Soru: Zamanını yitirmemek için ne yapmalı?Yanıt: Onu alabildiğine duyumsamak. Yöntem: Bir dişçinin bekleme odasında rahatsız bir koltukta gün geçirmek, pazar öğleden sonrasını balkonda yaşamak, anlamadığımız bir dilde konferanslar dinlemek, ayakta yolculuk etmek için en uygun olmayan ve en uzun demir yolu güzergahı seçmek, tiyatro gişesi önünde kuyruğa girmek ve bilet almamak.
Kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde yaşıyoruz; adına ev, aile, akrabalar, töreler diyerek… Sonra bu duvarların arasında boğulup, çıldırıyor, ama yıkılmasın diye de uğruna hayatımızı siper ediyoruz.
Dünyanın en bahtsız insanı elbette değildim ama kendimi bildim bileli sonu gelmez bir arayış içindeydim.
Beni sevenleri ben sevemedim, benim sevdiklerim de beni sevmediler nedense.