Ağabeyimi dinledikçe, bir kez daha, tanıdığımı sandığım insanları hiç tanımamış olduğumu anladım. Ne garip bir ülkede yaşıyorduk, her evin bir sırrı, bir hikâyesi vardı...
Günlerimin tekerrür ettiği bu demlerde çok karışık geliyor herşey. çözüme kavuşmadan tekdüze bir şekilde devam ediyor. gün bitiyor, gece başlıyor gece gündüz mesaisine kalıyor... üstelik hiç bir karşılık almadan. Öylece sürüp gidiyor hayat öylece bitiyor ömür denilen bilinmez süre... Hayatta olmak yaşıyor demek değildir. hayatın en içinde olupta yaşamanın ne demek olduğundan hatta yaşam diye bir şeyin varlığından Bi haber olanlar var biz onlara ölemeyenler diyoruz .varlığı ile yokluğu arasında Bi fark olmayanlar var var olduğunu zannedenler... Var olmanın ne demek olduğunu bilmeyenler hayat sahasında bulunmak yemek, içmek, gitmek, gelmek tüm bildikleri bunlar nasıl kimle nerde olduğunu bilmeden en kötüsü bilmediklerinin bile farkında olmadan.. Varlar. sadece varlar....