İnsan bir peygambere hem din hem dünya açısından ihtiyaç duyar. İman, yaratıcının insana yönelik bir mesajının bulunduğunu kabul etmekle başlar. İlâhî mesajı getirip tebliğ eden ve onu hayata geçiren, muhataplarını da bunun için eğiten peygamberlerdir.
Türkler'in, bir millet olarak topluca bağlandıkları tek din İslâm oldu. Onlar, İslâm sayesinde dinî ve kültürel bakımdan dağılıp yok olmaktan kurtularak birliğe kavuştular. Bir başka ifadeyle, nasıl ki İslâm medeniyeti Türkler sayesinde bugünlere gelebilmeyi başardıysa, Türkler de, millî değerlerine uygun düşen bu yüce din sayesinde Türklüklerini koruyabildiler. Çünkü İslâmiyet, Türkler'e yeni bir ruh, heyecan ve değerler sistemi kazandırdı.
İslâm'ı gönülden benimseyen ve millî bir din olarak algılayan Türk milletinin, İslâm uğruna gösterdikleri fedakârlık, diğer müslüman milletlerle kıyaslanmayacak kadar fazlaydı. Eğer Haçlı hücumlarına karşı, Türkler göğüs germemiş olsalardı, İslâm'ın ve müslümanların tarihi bambaşka bir şekilde gelişecekti.