Alt okumaları ile birlikte düşünüldüğünde siyasi bir hiciv olduğu aşikar. Yazarın dönemin ruhundan duyduğu rahatsızlığını alegorik bir bakış açısı ile anlatması takdir edilesi.Anlatıcı seçiminin kitabın akıcılığına zarar verdiğini düşünüyorum.
“Sana gelince Gılgamış, karnını güzel şeylerle doyur; gece gündüz, dans et ve eğlen, mutlu ol ve neşelen. Kıyafetlerini temiz tut, kendini suya at, elini tutan küçük çocuğa değer ver ve karını sevginle mutlu et; çünkü bu da insanın kaderidir."