Demlenen hatıralarımız ,
İçilmemiş umutlara götürürken
Bizleri .
Terk ediyorsun arsız gülüşünle
Öyle mi ?
Bekleyecek haramiler seni !
Beddualarla dönüş yolunda .
Ben sonsuz acılarımı
Asıyorken dar ağacında !
Mert Mesut Özsoy
Bu nasıl sevgi böyle ?
Bu nasıl tutku ?
Bu nasıl özlem?
Ne zaman gözlerini görsem
Bir çoğalıyorum , bir eksiliyorum
Mutluyum varsın diye
Al uzattım ellerimi
Seni sarsın diye
Ceylanım ! Belki bir gün duyarsın diye
Çıkmışım bir dağ başına sana türkü söylüyorum
Ne güzel ellerin var incecik
Ne güzel saçların var sapsarı
Anlasana o yalansız gözleri
O kirpikleri , o dudakları
Düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorum.
Al desem, sana ömrümü versem
Korkarsın , alamazsın ki
Dur desem ,kaçarsın yine ceylanım
Gül desem ; ağlarsın
Gel desem; gelmeyeceksin , biliyorum
Bu engeller bana göre değil oysa
Ben bu engelleri aşarım
Geçerim bu denizleri, korkma
İşte düştüm yollara
Dur, bekle beni , geliyorum
Demlenen hatıralarımız ,
İçilmemiş umutlara götürürken
Bizleri .
Terk ediyorsun arsız gülüşünle
Öyle mi ?
Bekleyecek haramiler seni !
Beddualarla dönüş yolunda .
Ben sonsuz acılarımı
Asıyorken dar ağacında !
Mert Mesut Özsoy
"Ah, bu boşluk! Göğsümdeki bu korkunç boşluk! Yalnızca bir kez, yalnızca bir kez yüreğime bastırabilsem onu. – Bu boşluğun doldurulabileceğini düşünüyorum çoğu zaman."