Mert Mesut Özsoy

bu böyle olmamalı
Puan vermedi·88 syf.··
2021 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2021 09:29
Direkt sadede gelelim, lunapark; içinden çıkamadığımız, iliğimize çengellerini geçiren dünya. Hikâye şiir mantığıyla yazılmış, metaforlarla dolu, üstelik Yahya Kemal şiirlerini anımsıyorsunuz okurken; sizi zamandan ve mekandan koparan, yaşadığınız andan mazilere götüren, nedamet duraklarından geçiren "ah keşke bu böyle olmayaydı" dedirten bir serüven. "İyi ki"lerinin sayısı "keşke"lerinden çok olmayan bir insan ne yapsa da mutsuzdur. Ruhunun itirazlarını yanıtsız bırakan, akl-ı maaş ile dünya hayatını çekip çeviren, son nefesi binbir pişmanlıkla vermeye mahkumdur. Ah nolaydı Süleyman (hikâyenin ana kahramanı) kalaydın ya yorgancı Hafız Efendi'nin yanında. O her şeye, herkese meydan okuyan, ümmi olan, çiçekleriyle konuşan, pamuğuyla halleşen o gönlü güzel adamın yanında kalaydın ya. Keşkeler asla geri getiremeyeceğimiz çaresizliklerimiz. Sen, memur oldun, herkesi sevindirdin. Peki ya sen Süleyman, mutlu olduğun bir anını okuyamadım hikâyede. Hikâye Süleyman'ın lunaparkta bir tavşanı vurmak istemesiyle başlıyor, yanında eşi Zinnure ve kızı Fatma da var. Tavşan bir metafor, Süleyman'ın kavuşmak isteyip de kavuşamadığı emelleri; dünyevî istek ve arzuları. Fatma habire babasını çekiştirip duruyor; çarpışan otolara binmek için. Karısı çekiliş için ısrar ediyor. Anlayacağınız herkesin Süleyman'dan beklentileri var, e ne de olsa hep gelmiyorlar buraya (tıpkı bizim dünyaya tek geliş hakkımız olduğunu bahane ederek, binbir türlü batağa batmamız gibi) isteklerini yerine getirecektir Süleyman; herkes hoşnud edilecek.. Süleyman, Hafız Efendi'nin yanında çırak iken dayısı araya giriyor. Annesini ikna ediyor ve Süleyman ona çıraklık etmeye başlıyor. Rafet dayı, ehli tarik biri lakin para ve ticaret onu yürüdüğü yoldan alıkoymuş, artık o da herkes gibi; malını arttırma derdinde.
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20039,2bin okunma
ggüll isimli okura yanıt verildi
Mert Mesut Özsoy
Tebrik ederim kitap ile ilgili çok iyi bağlantılar kurmuşsunuz.
Reklam
Puan vermedi·88 syf.··
2017 319. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2017 09:53
Gökçe uyan hadi, uyan Gökçe.. Bir kitap arasında da kitap bittikten sonra da bu kadar uyunmaz. Amaa.. Ama diyorsun bu kitap beni yordu. Evet ama işte bu yüzden kalk, uyan, çık yorganının altından. Sen zannediyor musun ki bu anlatılan insanlığın hikayesi de senin hikayen değil. Tam da senin hayatın işte, lunaparkın ışıkları yanmayacak boşuna bekleme, yansa da neon ışıklardan ancak parkı görebileceksin. Etraf yok, etraf karanlık. Sadece sen varsın bir de bu dünya hayatı. Bu böyledir demek yok bu böyle değil her zaman. Allah var, sen varsın, inancın var, bu böyle gitmez, gitmemeli.. Sanıyor musun ki bu dünya hayatı lunaparktaki insanlara kalacak sanıyor musun ki onlar çıkışı bulacak, onlar aramayacak bile. Allah diyor ya kitabında "Fe eyne tezhebun?" "Bu gidiş nereye?" Olsun sen yine de gitmeye devam et; ara, sor, bul en azından yola koyul. Felsefeden kalma felsefe yap. Yoksa bankalarla iritbat halinde olursun. Olma, onlar insanı bir hortum gibi içine çekecek. Çektirme kendini, anlam bul şu koskoca dünyaya yoksa kaybolup gidersin, mesela yorgancı amcamız gibi ol ama bir şey ol. Oysa tek iktiyacımız mânâydı ama veremediler değil mi? Şu koskoca dünyayı makineye çevirdiler de bir can veremediler. Gülme, ağlama, üzülme tekrar söylüyorum bu senin hikayen. Doğrul, yorul ve çalışmaya devam et. Çalıştıkça açılacaksın. Açılmak ne demek genişleyeceksin, genişlemek ne demek rahatlayacaksın, rahatladıkça zincirlerinden kurtulacaksın. En güzeli de bu değil mi; zincirlerini koparıp atmak. Oku ki açılasın, genişleyesin, rahatlayasın. Bunlar benim kitaptan sonra düşündüklerim tabii düşünmediklerim de vardır elbet daha fark edemediklerim mesela. Bir de şöyle düşündüm; Mustafa Kutlu'nun hangi hikayesinde yaşıyorsun Gökçe, Bu Böyledir. Hangi hikayesini yaşamak istemezdin, Yoksulluk
Edebiyat
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
Mert Mesut Özsoy
Bu güzel değerlendirmenize 2022 Şubat ayında da bir övgü gelsin.Bence daha nice övgüler gelir.Hatta ve hatta Mustafa Kutlu incelemenizi okusa onun bile övgüsünü alırsınız. Veyahut siz Mustafa Kutlu olabilir misiniz ?😀😀
İnsanın kilidini açabilecek bir anahtar var mı?
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2019 00:50
Son 10 gündür bu kitapla yatıp kalkıyorum desem yalan olmaz... Okuma serüvenimde bu kitap bir kilometre taşı oldu benim için. Nedenlerini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Çünkü anlatacak gerçekten çok şey var bu kitapla ilgili. Hepsini bir incelemeye sığdırmak mümkün olamayacağı için kendimce önemli gördüğüm bazı konuları masaya yatıracağım... Hazırsanız başlayalım o halde:) ---------------------- Ara sıra fırsat buldukça tekrar okumalar yapmaya çalışıyorum. Öyle ki, 15-20 yıl önce okuduğumuz bazı kitaplar zaman aşımına uğrayarak bugün hiç okumadığımız kitaplarla eşit seviyeye gelebiliyor. O yüzden kendinizce özel olduğunu düşündüğünüz bazı kitapları yıllar sonra tekrar elinize almanızda fayda var! Nereden nereye geldiğinizi ölçmek için de güzel bir test oluyor bu tekrar okumalar... Ben açıkçası kendi adıma çok katkısını görüyorum... Uzun zamandır yeniden okumayı düşündüğüm iki kitap vardı kafamda; Albert Camus'nün Yabancı 'sı ve Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli ... İki kitabın da ilk okunmaları üzerinden en az 15-20 yıl geçti... Çok bilinçli bir tercih değildi benimki ama iki eseri de okuduktan sonra anladım ki, ard arda okumak için bundan daha güzel bir ikili az bulunurmuş gerçekten de :) Zaten akademik çevrelerde ve benzeri araştırma gruplarında, özellikle 'karşılaştırmalı edebiyat' denildiğinde en çok okunan ve incelenen kitapların başında geliyormuş bu ikili... Gerek yazarlarının hayata bakış açısı, gerek karakterlerin orijinalliği, farklı bir iç dünyaya sahip olmaları ve yaşamlarında kesişen pek çok benzerlik, karşılaştırmalı okumalar için harika malzemeler sunuyor size... Meursault ve Zebercet için evrensel edebiyatın iki kardeşi veya iki sırdaşı tabirini kullanabiliriz:) Diğer
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201737bin okunma
Mert Mesut Özsoy
Marifet İltifata tabiidir üstat. Hiç mahcup olma.Kimler mahcubiyet duymadan neler yapıyor görüyoruz. Yolun açık olsun.
İnsanın kilidini açabilecek bir anahtar var mı?
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2019 00:50
Son 10 gündür bu kitapla yatıp kalkıyorum desem yalan olmaz... Okuma serüvenimde bu kitap bir kilometre taşı oldu benim için. Nedenlerini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Çünkü anlatacak gerçekten çok şey var bu kitapla ilgili. Hepsini bir incelemeye sığdırmak mümkün olamayacağı için kendimce önemli gördüğüm bazı konuları masaya yatıracağım... Hazırsanız başlayalım o halde:) ---------------------- Ara sıra fırsat buldukça tekrar okumalar yapmaya çalışıyorum. Öyle ki, 15-20 yıl önce okuduğumuz bazı kitaplar zaman aşımına uğrayarak bugün hiç okumadığımız kitaplarla eşit seviyeye gelebiliyor. O yüzden kendinizce özel olduğunu düşündüğünüz bazı kitapları yıllar sonra tekrar elinize almanızda fayda var! Nereden nereye geldiğinizi ölçmek için de güzel bir test oluyor bu tekrar okumalar... Ben açıkçası kendi adıma çok katkısını görüyorum... Uzun zamandır yeniden okumayı düşündüğüm iki kitap vardı kafamda; Albert Camus'nün Yabancı 'sı ve Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli ... İki kitabın da ilk okunmaları üzerinden en az 15-20 yıl geçti... Çok bilinçli bir tercih değildi benimki ama iki eseri de okuduktan sonra anladım ki, ard arda okumak için bundan daha güzel bir ikili az bulunurmuş gerçekten de :) Zaten akademik çevrelerde ve benzeri araştırma gruplarında, özellikle 'karşılaştırmalı edebiyat' denildiğinde en çok okunan ve incelenen kitapların başında geliyormuş bu ikili... Gerek yazarlarının hayata bakış açısı, gerek karakterlerin orijinalliği, farklı bir iç dünyaya sahip olmaları ve yaşamlarında kesişen pek çok benzerlik, karşılaştırmalı okumalar için harika malzemeler sunuyor size... Meursault ve Zebercet için evrensel edebiyatın iki kardeşi veya iki sırdaşı tabirini kullanabiliriz:) Diğer
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201737bin okunma
Mert Mesut Özsoy
Çok başarılı mükemmel bir eleştiri yazısı. Hakikaten bu kadar kabiliyetli kendini yetiştirmiş kişilerin varlığından dolayı milletim adına gurur duydum. Eğer eleştiri dalında bir oscar verilse veya olimpiyatlar yapılsa ödül alan kişi sen olurdun üstat. İyi günler dilerim.Kalemine sağlık.
Tarihin gücü yok, gücün tarihi var.
Puan vermedi·304 syf.··
2021 63. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 12:16
Üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak gerekirse... 'Tarih denilen tamahkâr tüccar' elbette Millî Mücadeleyi, İlk kurşunu, İlk Direnişi Medine Müdafasına bırakamazdı. Bıraksaydı yapılan hesaplar, uydurulan tezler hedefine bu kadar çok ulaşamazdı. 30 Ekim 1918'de Osmanlı Hükümeti teslim olduktan sonra Hükümetin ve İmparatorluğun Paşaya 'teslim ol' ikazlarına rağmen 10 Ocak 1919'a kadar direnen Fahrettin Paşa ilk kurşunu da ilk direnişi de gösteren kişidir. 10 Ocak'ta da teslim olmamış kendi subayları tarafından 'zorla' teslim edilmiştir. ** Kitap Fahrettin Paşayı ve Medine müdafasını konu alan tarihi bir roman. Haliyle kitapta hayal ürünü diyebileceğimiz olaylar çok fazla. İdraki olanın bunlara ihtiyacı yok. O direnişe ve mücadeleye hiç bir abartı gölge yapamaz. O mücadele o derece yüksektir. Ama Roman ve Sinema da duyguları coşturmak için bunlar yapılıyor. Ve bu sayede hitap ettiği kitle de artıyor. Yani 13 yaşında bir genç de bu kitabı okursa rahatlıkla üstesinden gelir. Kitap gayet ince, bir çırpıda okunacak kitap. Açık, anlaşılır ve akıcı. Tüm bunlara rağmen kitabın okunma oranı çok düşük. Beyaz Zambaklar, bu kitabın 50+ katı fazla okunmuş sitede. Edebi olarak hiç bir üstünlüğü yok. Bu farkın sebebini herkesin kendine sorması gerekir. Kendi değerlerimize niçin bu kadar uzağız? Bunun gelişi güzel bir durum olduğuna inanmıyorum. Bu kitabı okumayıp, bu kitabı tavsiye etmeyip Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi ve uzantılarını okuyup tavsiye eden herkesi 1 dakikalık utanç duruşuna davet ediyorum! Tarih öğretmenlerimiz mümkünse biraz fazla utansınlar. ** Vatan, millet sevgisinin, fedakârlığın, vefanın ve tüm kutsal duyguların günden güne eridiği günlerde size ilaç gibi gelecektir. Gençlerimizin, geleceğimizin ecnebileşmesini istemiyorsak bu mücadeleyi
Medine Müdafaasıİsmail Bilgin · Timaş Yayınları · 20242,378 okunma
Mert Mesut Özsoy
Harika bir yorum üstat