Mert pehlivan

CEHALETİN ŞAİRİ
Belki dünya havada süzülüyordur, Bilmiyorum. Belki yıldızlar birtakım dev makaslarla kesilen küçük el işi kağıtlarıdır. Belki ay donmuş bir gözyaşıdır, Bilmiyorum. Belki Tanrı sadece sağırlar tarafından duyulan kalın bir sestir, Bilmiyorum. Belki ben hiçkimseyim. Doğru, bir bedenim var ve ondan kaçamıyorum. Kafamdan dışarı uçmak isterdim, ama bu imkansız. Burada, bu insan formu içinde mahsur kalmam kader kitabında yazılı. Hâl böyleyken Derdime dikkat çekmek istiyorum. İçimde bir hayvan var, kalbime sımsıkı yapışan, kocaman bir yengeç. Bostonlı doktorlar Pes ettiler. Neşterler, iğneler, zehirli gazlar ve benzeri şeyler denediler. Yengeç hâlâ orada. Büyük bir yük bu. Unutmaya çalışıyorum, kendi işime bakmaya, brokoli pişirmeye, açıp kapatmaya kitapları, dişlerimi fırçalamaya ve ayakkabılarımı bağlamaya. Dua etmeyi de denedim
Şiir
Reklam
İşte bunu istiyordum; devam etmeyi, unutmayı, taze bir başlangıç yapmayı. Yeniden soluk alabilmek istiyordum.
Sayfa 126
Seni bir ölek karşılıyor diriğin eşi Kendini rakılasan da bu rakılamasan da Ağlak bir duyunun özünde Bakıyorsun en gülümser gözyaşı
Çünkü bizim ilerlememizi engelleyen otuzyedi durumdan onyedincisi, gereksiz gurura kapılmaktı. Yirmiikincisi ise, onyedinci ilkenin aşırı uygulanması sonunda, kendini küçümsemek gibi başka bir yanlışlığa sürüklüyordu insanı.
Sayfa 416·Kitabı okudu
Boş düşünceler bile bir yerde kullanılabilirdi. İnsan onları olduğu gibi koruyabilseydi, titiz bir koleksiyoncu gibi biriktirebilseydi, onlardan da bir şey çıkarabilirdi.
Sayfa 413·Kitabı okudu