O bir pil gibi diyordum, pilim boşalınca her şey, özellikle insana özgü güdülerim, sağlığım bozuluyor, pili takınca normal insana benziyorum. İstediğim, tozpembe bir dünya değil; sizin algıladığınız dünyayı algılayabilmek,
diyordum. Ve hep boşuna nefes tüketmiş oluyordum
Korkunç bir boşluk yaşıyordum. İçimde acayip bir enerji birikimi vardı ve nasıl deşarj olacağımı bilmiyordum. Gün geçtikçe daha asosyal oluyordum, tek arkadaşım Ali Kemal' di ve ve nedense ondan nefret etmeye başlamıştım.
Sadece kendime acıyor, artık ölmek zamanıdır diye düşünüyordum. Dönüp dolaşıp hep aynı şeye takılıyordum. Çevremde insanlar olsun, insanlar için varlığımın bir anlamı olsun, herkes
beni sevsin ... Veya eroin olsun, insanlara olan mecburiyetimi unutayım, kendi kendime yeteyim istiyordum.
Yanımda konu mankeni gibi bir sevgili taşıyacağıma yalnız olurum; sömürmediğimden, sömürülmediğimden emin
olurum daha iyi. Hele Hakan gibi hala ergenlik aşkları yaşayan, İnsanların hayatıyla oynayabilen bir piçe rastlama riskini hiç göze alamam. Ama sonra aşık olmadığım halde ressam dostuma
yaptıklarımı düşününce kimseyle arkadaş olmamam gerektiğini
canım acıyarak farkediyorum. Ben bile nasıl bu kadar soğukkanlı olabildiğimi anlamıyorum. Ama sanırım kimseye katil demeye hakkım yok. Çünkü asıl cinayet işleyen benim.