Ölümünün 16. gününde anılarını yazmaya başlayan Haldun’un hikayesi. Kitap boyunca ölü dünyası ve gerçek yaşam anılarını çapraz bir biçimde okuyoruz. Öldürülen Haldun, katilinin kim olduğunu anlamaya çalışıyor. Bunu tek yolu ise ölülerin bir kez görebildikleri düş.
Çok farklı bir kurgu, basit ve akıcı bir üslup. Yazarın genel özelliklerini bilemiyorum ama bu kitapta akıp giden ve sorgulatan güzen bir taraf var.
Bir savaş mağduru olan baş karakterin harp dönüşü yaşadıklarını anlatan bir kitap…
Döndüğünde hiç kimsesi olmayan ve ölüme olan açlığı anlatan kitap aslında çaresiz bir karakterin hisleriyle dolu. Harp dönüşü kendisinin mi yoksa dünyanın mı değiştiğini anlamıyor. Bir insanlık kırıntısı ararken yüzüne tek tek kapatılan kapılardan sonra ölüme sarılan, sonrasında kendine “harbin soğuk şakası” diyen karakter savaşın gerçek yüzünü anlatıyor.