Yoksul edebiyatçı edebiyatı okumuş bulundum. Karakterin açlığından işim şişti ki her okuyan biraz kızmış, biraz üzülmüştür. Hislerinden kafası karışmıştır. Öyle ki sevgili bir arkadaşım ‘karakteri omuzlarından sarsmak istediğini ama elinde kalır diye korktuğunu’ söylemişti kitap için. Bundan daha net ifade edemezdim ben de okurken hissettiklerimi.
Ne yiyecek bir şeyi, ne soğukta kalacak bir yeri olan, yazılarıyla para kazanmaya çalışan zavallı bir adam hikayenin baş karakteri.
Gereksiz gururu sebebiyle -onun durumunda hiç kimse bu kadar gururlu olamazdı- açlığının sonu gelmiyor. Öyle ki parmağını ısırıp kanını emerek tokluk hissi yakalamaya çalışan bir zavallı kendisi. İstenmediği yerde kalan, beğenilmeyen yazılarını sürekli getiren, sözde gururuyla hak etmediği parayı almayan ama alsa da hemen vermeye uğraşan bir karakterin bitmeyen açlığıyla bir sınav vermiş oldum.
Yazarın kendi sözleriyle, karakterin “alçalışlarının sonu gelmiyor.” Bir iç sıkıntısı sarıyor okurken, ama okutuyor da aynı zamanda.