Merve inan

Puan vermedi·440 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 01:52
Annemin Uyurgezer Geceleri, uzun zamandır bir karakterin insanın içine bu kadar sessiz ama derin işlemesini sağlayan nadir kitaplardan biri oldu benim için. Şehnaz’ın yıllarca evli bir adama tutunmasını okurken aslında bir aşk hikâyesinden çok; eksik büyümenin, onaylanma ihtiyacının, yalnızlığın ve çocukluktan taşınan boşlukların hikâyesini okudum. Annesinin uyurgezer gecelerinde ortaya çıkan sırlarla birlikte Şehnaz’ın kendi hayatına bakışı da değişiyor; başarılı, güçlü ve eğitimli bir kadın olmasına rağmen içindeki yetersizlik hissini, sevilme ihtiyacını ve bir erkek figürüne duyduğu bağımlılığı çok geç fark etmesi insanı gerçekten sarsıyor. Özellikle babasız büyümenin onda bıraktığı eksikliği, sevgiyi sürekli yanlış yerde tamamlamaya çalışmasını çok gerçek ve acı buldum. Ayfer Tunç’un dili yine insan ruhunun en kırılgan yerlerine dokunuyor. Kuru Kız ile birlikte benim için en etkileyici Ayfer Tunç kitaplarından biri oldu; hatta üçleme serisindeki diğer kitaplardan çok daha derin ve unutulmaz hissettirdi. Ayfer Tunç Annemin Uyurgezer Geceleri
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir salgın sadece bedeni mi yoksa zihni de mi kuşatır?”
Puan vermedi·544 syf.··
2025 3. kitabı
·
194 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2025 23:20
Veba Geceleri Orhan Pamuk Veba Geceleri yalnızca bir veba salgınını anlatmıyor; korkunun, söylentinin ve iktidarın insan üzerindeki etkisini de sorguluyor. Minger Adası’nda ilerleyen salgınla birlikte karakterlerin inançları, zaafları ve cesaretleri daha görünür hale geliyor. Roman boyunca en çok hissettiğim şey “karantinanın ruh hali” oldu. Belirsizlik, kapalı kalma hali ve otoriteye duyulan öfke… Bunlar sadece tarihsel bir olayın parçası değil, insan doğasının kırılganlığına dair güçlü bir anlatı. Pamuk’un dili yer yer ağır ama bilinçli. O atmosferi kurmak için detaylara yaslanıyor. Bu da sabır isteyen ama karşılığını veren bir okuma deneyimi sunuyor. Okurken zaman zaman yoruldum ama bırakmak da istemedim. Çünkü kitap, salgının kendisinden çok insanların salgın karşısındaki duruşunu anlatıyordu. Kimi kaderci, kimi isyankâr, kimi çıkarcı… Ve hepsi tanıdık. Yavaş ilerleyen ama düşündüren bir roman. Bittikten sonra zihnimde uzun süre dolaşmaya devam etti.
Edebiyat & Roman
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
Aşk Birdenbire
Puan vermedi·555 syf.··
2024 31. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2024 19:10
Uzun zaman sonra nihayet Modern Türk Klasiklerinde kaliteli bir kitap okuyorum dedirten, içimizde özleminden burnumuzun direğini sızlatan; sıcak ve samimi Mahalle Romanı… Kitabın bu kadar sahiplenilip sevilmesine yol açan şey bence, küçük, iddiasız, tekdüze yaşayan ve ilk bakışta sıradan olduğu düşünülen fakat içlerinde her birinin çok başka dünyaları olan karakterlerin olması… Kurgusu ve karakterleri popülaritenin dışında kendisine özgü, yalın bir dille yazılmış dinlendirici bir kitap. Okurken asla başı ve sonu arasında kopukluk olmayan, aynı ritimle devam eden, bitirdiğinizde (Kendi pişmanlıklarımız gibi) sonu şöyle olsaydı diye hayal bile etmeye gerek duymayacağınız, bu kitaba da bu yakışırdı diyip; tek solukta okuyup bitireceğiniz, (ben bitmesin diye bazı sayfaları birkaç kez okudum) şu gelen kış günlerinde içinizi kitabımızın meşhur semaver çayları kadar ısıtacağından eminim. Kitabın içeriğinden kısaca bahsetmek istiyorum (spoiler içerir)! Haliç kıyısında yer alan İstanbul’un Balat semtinde; şahsına münhasır insanları olan, eski değer ve kültürün son izlerini taşıyan mahalle.. Sahaf dükkanı olan, bazı yaz akşamları keyifli müzayedeler düzenleyip naftalin kokulu antikaları satan Seyat abi, Mahallenin sevda şairi, sabır taşı, bize bu Romanı bahşeden en mutlu olmayı hak eden karakteri Mübin abi, Kendine özgü alışkanlıkları olan, her şeyi olup, hiçbir şeyi yokmuş gibi yaşayan, kendini kitabın sonunda bulan, anı koleksiyoncusu Hakan, (Aslında çok şey söylerdim Hakan için ama tadı kaçmasın) Mis gibi işi olduğu halde alışkanlıklarından kopamayıp arkadaşı Hakanla seyyar kitap satan, yüreği naif, sessiz gemi Ersin, Mahallenin bana göre kralı Alex :) onu süslü cümlelerle anlatmak bile zayıf kalır. Okuduğunuzda anlayacaksınız... Umarım okurken benim kadar keyif
Edebiyat & Roman
Aşk BirdenbireB. Ergin Borobey · Odessa Yayınevi · 20245 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2024 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2024 00:39
Bu kitaba inceleme yazıp yazmamakta kararsız kaldım. Fakat bazı duyguların yazar Nazan Bekiroğlu gibi dile getirilmesinin uygun olacağı hissiyle fikir beyanında bulunuyorum. Daha önce yazarın Nar Ağacı kitabını okuyan biri olarak, onun varsıl kaleminden keyifle faydalanacağımı düşünmüştüm. Tabi pek umduğum gibi olmadı olağanüstü bir keyif alarak okudum diyemeyeceğim bu sefer yavan kalmış bir romandı benim için. Yine de kendi iç hesaplaşmasını bazı yerlerde yapmış biri olarak Mücella karakterine üzüldüm diyebilirim. O dönemin şartları ve namus belası derler ya Mücellanın hayatını dört duvara kapatmış bir yaşam. Hayatları boyunca yaşadığı köyden çıkmadan ölen insanlar var, bir denizin yosun kokusunu doya doya içine çekemeyen insanlar, evinin çakıllı yolundan başka yol bilmeyenler. Sıradan fakat kalbe dokunan cümleleriyle dinlendirici bir romandı benim için. Ah birde Yusuf Ziyanın mektubu. Öyle derin birbirine çarpık duygular besliyordu ki anlatamam. Sadece dikkatimi çeken şey anne profillerinin aşırı otoriter olmasıydı. Yazarın bilinçaltı olabilir mi bilmiyorum. Ay bana ne oluyorsa? Sanki psikolog kesildim başlarına Yine de okunmaya değer diyorum. Mücellâ Nazan Bekiroğlu
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
8/10
·430 syf.··
2024 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2024 23:07
Sevdalinka: sevda şarkıları demektir… Bosna halkının acılarını hüzünlerini dile getirdikleri bir müzik türü.. Kitabın konusu; geçmişten bu güne sürekli soykırıma tabi tutulan bosna halkının trajik yaşadığı yok edilmeye çalışma süreci… Sayın Ayşe Kulin hanımefendinin böyle bir kitap yazmasını gayet normal buluyorum çünkü, kendisi Balkan Savaşı zamanında Bosnadan göçen bir aileye mensup… Böyle bir kitap yazarak milliyetçi davranmış, vatanına ve halkına şahsıma göre vefa borcunu ödemiş. Kitabın konusuna gelirsek; (spoiler vereceğim!) Ana karakterimiz Nimeta evli iki çocuklu bir kadın, Saraybosna televizyonunda haberci, meslektaşı olan Stefanla yasak bir aşk yaşamakta… Savaşın başlaması ve Nimetanın kocasının gerçekleri öğrenmesi ve savaşa gönüllü katılması ile kitap aşırı merak uyandırıcı hale geliyor… Kronolojik sırayla Bosna soykırımdan bahsedilen yerler bir tık kafa karıştırıcı fakat kesinlikle okunmaya değer. Trajik sahnelerden ve tüm dünyanın gözünü kapattığı gerçeklerden sıkça bahsediyor. Hala soykırım olarak kabul etmeyenlerin yaşanılanları okumasını tavsiye ederim. Herkese şimdiden keyifli okumalar. Sevdalinka Ayşe Kulin
İnsan ve Hayat
SevdalinkaAyşe Kulin · Everest Yayınları · 201615,3bin okunma