"Baba ocağı olmayana asker ocağı kucak gibi gelir, öyle sere serpe atmış demek adımlarını. Yoksa koltuk değneğiyle yürürken bile ses çıkartmayan, uçuyormuş gibi yürüyen Bahri, mayın tuzağına düşer mi? "
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sabahattin Ali'nin önce hayat hikayesini okumuştum. Kuyucaklı Yusuf'u hapishanede yazdığını ve yazarken oradaki anılarından faydalandığını göz önünde bulundurunca dönemin gerçekliğini gerçekten çok güzel dile getirmiş. Yusuf'un hayat hikayesine tanık olduğumuz kitapta şahsi fikrim: Muazzezle olan ilişkisi "kavuşunca meşk olur" cümlesini hatırlattı. Zira aynı evin içinde abi kardeşlikten sonra imkansız aşka dönüşen muazzez ve yusuf'un hikayesi evlendiklerinde hayat şartlarının baskısıyla tüm heyecanını yitiriyor. Tam bir ibretlik hayat hikayesi halini alıyor. Yusuf'un, kaymakamın gölgesinde ilerleyen amaçsız hayatı evlendikten sonra sorumluluklar altında ezilip bükülüyor ve finalde paramparça oluyor. Tabi Şahinde'nin de bu acıklı sonda parmağının olduğunu belirtmeden edemeyiz :)