"Tarihimizdeki en meşhur simetroman, herhalde Süleymaniye Camii'nin minaresini iple çektiren adamdır. Hadiseyi bilirsiniz: Süleymaniye Camii türlü badireler atlatıldıktan sonra yedi uzun senenin ardından tamamlanır, bütün ihtişamıyla pırıl pırıl parlar. Zatın biri çıkar, "Şu minare yamuk" der. Mimar Sinan insan psikolojisinden anlayan biriydi ki zahir, simetromanı tartışma ve ikna yoluyla rahatlatamayacağını bilir."
"İp getirin," der, ipi minareye bağlatır. "Çekin," der, çektirir minareyi. Muhtemelen simetroman en geç ertesi gün minarenin yamukluğundan tekrar rahatsız olmaya başlayacaktır ama Sinan, hem takıntılı zatın kaygısını o an için yatıştırır, hem de muazzam eseri hakkında "yamuk minareli" diye dedikodu çıkmasını engeller.
"Güya Peygamberimizin türbesini ziyaret etmek amacıyla Yenbu İskelesi'ne çıkmışım ve Hazret-i Peygamber'in şehrine yaklaşmışım. Ancak bir anlık dalgınlık ve şaşkınlık ile bütün tedbir ve düşüncelerim boşa çıktı. Böyle şaşkın ve sersem halde bir kenarda kalakaldım. Güya ben böyle maneviyata yakınım. Bu âlemden ayrılmıştım. Allah ve Resul aşkıyla mest olup, akılsız bir şekilde duruyordum. Birden "Burada ne duruyorsun? Kalk, sana Ravza-yı Mutahhara-ı Fahrü'l-Enbiya'yı ziyaret ettireyim," diyerek bir kişi yanıma geldi. Elbisemin yakasından tutarak beni kaldırdı. Özlemini çektiğim Hazret-i Resul'ün kabrini gösterdiği gibi önüme düşerek Medine'nin içinde ve dışında bulunan diğer mukaddes yerleri ziyaret ettirdi. Bu ziyaretten aldığın manevi zevk ve şevkten dolayı hâlâ öyle bir huşu içerisindeyim ki, ömrümde böyle iç ferahlığı duymamıştım."
" İnsanın dünyada geçirdiği süreye ruhani bir boyut kazandırmaya çalışması son derece kıymetli bir şeydir. Eğer bu kız yaşamını ruhsuz geçirmişlere ruh kazandırabiliyorsa, sefil ve çirkin yaşamlar sürenlere güzellik duygusu aşılayabiliyorsa, onları bencilliklerinden arındırıp başkaları için akıtılacak gözyaşları ödünç verebiliyorsa hem senin hem de bütün dünyanın hayranlığını sonuna kadar hak ediyor demektir. "
Eğer kötü bir davranışta bulunduysanız, pişmanlık duyun, elinizden geldiği kadar durumu düzeltin ve bir dahaki sefer daha iyi davranmaya bakın. Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir.