Düpedüz budala olan varlıklıları bir yana bırakıp ekmek parası için çok çalışanların durumunu ele alalım. Bunlarda yorgunluk, daha çok endişeden ileri gelir; oysa endişe duymayı, daha uygun bir hayat felsefesi ve biraz daha fazla zihin disiplini ile önlemek mümkündür, insanların çoğu, düşüncelerini kontrol etmekte yetersizdir. Yani, henüz herhangi bir şey yapamayacaklan aşamada, kaygı verici konulan düşünmemeyi beceremezler. Iş üzüntülerini yataklarına kadar götürürler ve yarının zorluklan ile başa çıkabilmek için güçlerini yenilemeleri gereken gecelerini, o anda hiçbir şey yapılamayacak sorunlan düşünerek geçirirler; düşünürler ama çözüm üretecek şekilde değil, uykusuzluk nedeni olan yan deli bir şekilde düşünürler. Sabahleyin ise, geceden kalma zihin yorgunluğu ve uykusuzluk nedeniyle sağlıklı düşünemezler, sinirleri gerilir, ufacık bir engel karşısında bile öfkelenirler. Akıllı insan, sorunlarını gerektiği zaman düşünür; başka zamanlarda ise başka şeyler düşünür; gece hiçbir şey düşünmez. Ama büyük buhranlar, örneğin iflasın yakın olması ya da eşten kuşkulanılması durumunda bile, elden bir şey gelmediği bir sırada ilgili konu düşünülmemelidir demek istemiyorum. Bunu ancak zihin disiplini çok iyi olanlar yapabilir. Ama sıradan günlerin sıradan güçlükleri, bunlarla ilgilenme zamanı dışında, bir yana bırakılabilir. Beynin düzenli çalıştırılabilmesi durumunda hem mutluluğun, hem de yeteneğin artışı, insanı şaşırtacak kadar büyük olur; düzenli çalışan bir beyin de herhangi bir sorunla gerektiği zaman yeterince uğraşır; her an ve boş yere uğraşmaz. Güç ya da endişe vericidir karar alınması gerektiğinde olanca aklınızı o iş üstünde toplayıp kararlarınızı verin, karar verdikten sonra da, yeni bir gerçekle karşılaşmadıkça, o kararı yeniden gözden geçirmeye kalkışmayın.