Mevhibe Özocak

Devrimci, ülküsünün gerçekleştiği gün gözlerini yummuş olacaktır belki, neler yapıldığını göremeyecektir. Ama bunu düşünerek tasalanmaz o, kavgasını yanm bırakmaz. Bilir ki girişiminin sınırı dışarda değildir, benliğinde, kendi içindedir.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gördük ki iki biçimde var-oluyor kişioğlu dünyada: Birincisi, yabancı aşkınlıkların geride bıraktığı bir veri, bir nesne olarak; İkincisi geleceğe doğru atılan bir aşkınlık olarak.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Bir noktacık bir çizginin uzunluğunu ne denli artırırsa, delikanlı da insanlığı o denli artırır. Bu yüzden belli bir mekanizma içindeki bir çark gibi duymaz kendini. Sanki dünyanın hiçbir köşesi özellikle ona ayrılmamıştır: Her yer onundur sanki. Doğrusu ya, onun yeri bir çukur gibi, bir yokluk gibi belirtilmemiştir önceden.- İlkin genç adam gelir, ondan sonra boşluklar kendini gösterir. Yokluk varlıktan önce gelmez çünkü, tersine, varlık hiçlikten önce gelir. Ve ancak insanın özgürlüğü dolayısıyla varlığın bağrında boşluklar açılır, eksikler belirir.
Sayfa 55·Kitabı okudu
İnsan Tanrı’yla açıklanamaz; ama Tanrı insanla açıklanabilir.
Sayfa 50·Kitabı okudu
İnsanın ana özelliği verilmiş her şeyi aşmak, geride bırakmaktır. Nitekim, amacına varır varmaz sevinci uçar insanın, doymuşluğu azalır gitgide, geçmişe karışır.
Sayfa 32·Kitabı okudu