Mevhibe Özocak

Disiplin toplumundan başarıya ve performansa odaklı topluma geçişte Üstben, İdeal-Ben'e evrilerek olumlanır. Üstben baskıcıydı. Bütün derdi yasaklardı. Ben' in üzerinde "buyurgan bir hakimiyetin sert, gaddar yüzüyle" ve "katı, kısıtlayıcı, gaddarlıkla yasaklayıcı bir karakterle" hükmediyordu. İtaatkar özne kendini Üstben'e tabi kılarken, başarıya ve performansa odaklı özne kendini İdeal-Ben üzerinden yeniden tasarlanuıktadır. İtaat ve tasanın iki farklı varoluş biçimidir. Üstben'den hep olumsuz zorunluluklar peydah olur. Buna karşın İdeal-Ben, Ben'i olumlu anlamda zorlar. Üstben'in olumsuzluğu Ben'in özgürlüğünü kısıtlar. Buna karşın İdeal-Ben'e göre kendini tasarlamak bir özgürlük edimidir. Ancak Ben, erişilemez İdeal-Ben karşısında kendini eksikli hisseder, bir kaybeden olarak görür, suçlamalara boğar. Reel-Ben ve İdeal-Ben arasındaki boşlukta bir özsaldırganlık oluşur. Ben, kendisiyle kavga etmeye başlar, kendisiyle savaşır. Kendini tüm dış baskılardan kurtarmış sayan olumluluk toplumu, yıkıcı obsesyonlar arasında kaybolur. Burnout ve depresyon gibi psişik hastalıklar ki 21. yüzyılın başat hastalıklarıdır, hep kendine yönelmiş bir saldırganlığın izlerini taşır. İnsan kendine şiddet uygular ve kendini sömürür. Dışsal şiddetin yerini içeride üreyen bir şiddet almıştır ki ilkinden çok daha ölümcüldür, zira bu şiddetin kurbanı kendini özgür zannetmektedir.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sağlıklı yaşam histerisi, hayatın bir bozuk para gibi çıplaklaştığı ve her türlü anatısal içerikten boşaldığı yerde oluşur. Toplumun atomize oluşu ve sosyalliğin erozyonu karşısında geriye sadece her ne pahasına olursa olsun sağlıklı tutulması gereken bir Ben'in Bedeni kalmıştır. İdeal değerlerin kaybı, geriye sadece, sürekli dikkati kendi üstüne çekme peşindeki Ben'in sergi değeri 'ni ve yanı sıra bir de sağlık değeri 'ni bırakır. Çıplak yaşam, insanın uğrunda sağlıklı kalmak isteyebileceği her türlü teleolojiyi, her türlü "-için"i yok eder. Sağlık artık yalnız kendi içindir ve ereksiz bir erekselliğe doğru boşalır gider.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Kapitalist ekonomi hayatta kalmayı mutlaklaştırır. Meselesi iyi yaşamak değildir. Daha çok sermayenin daha çok hayat doğuracağı, yaşama yeteneğini artıracağı yanılsamasından beslenir. Hayat ve ölüm arasındaki katı, toptancı ayrım, hayatın bizzat kendisini tekinsiz bir donukluğa mahkum eder. İyi yaşama endişesi hayatta kalma histerisine dönüşür. Hayatın biyolojik, viral süreçlere indirgenmesi hayatın kendisini çıplaklaştırır. Yalın "hayatta kalış" müstehcendir
Sayfa 30·Kitabı okudu
Keskin bir dilin şiddeti de fiziksel şiddet gibi olumsuzluk üzerine bina edilmiştir, çünkü bir şeyden yoksun bırakır, yaralar hedefini: İftira atar, itibarsızlaştınr, aşağılar veya hakaret eder. Bir olumsuzluk şiddetidir. Oysa bir de olumluluğun şiddeti vardır: Dilin spamlaşması, aşırı iletişim, aşırı haber ve bilgi, azmanlaşmış bir dil, iletişim ve haber kütlesi, olumluluğun şiddetinin görüntüleridir.
Sayfa 10·Kitabı okudu

Mevhibe Özocak

, bir kitap okudu
Puan vermedi·139 syf.·
2024 8. kitabı
Simone de Beauvoir
8.6/10 · 347 okunma