Asel Rüveyda

Asel Rüveyda
@Miell_
Asel
Psikolog
Lisans
İstanbul
5 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
"Bazen kafamın içinin de bu fırtına gibi olduğunu hissediyorum," dedi Küçük Ejderha. "Eğer gerçekten dinlersen taşın üzerinden sıçrayan yağmur damlalarının sesini duyabilirsin, dedi Büyük Panda. "Fırtınada bile bir parça huzur bulabilmek mümkündür." Belki de mesele, fırtınayı susturmak değil, içindeki sesi duyabilecek kadar sessizleşebilmekte. Psikolog Asel Rüveyda
Sayfa 52
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Sevgi, öğrenilen bir dildir.” Chapman’ın bu cümlesi, aslında psikanalitik açıdan çok daha köklü bir gerçeği işaret eder: Hiçbirimiz sevgiyi doğrudan bilmeyiz; hepimiz onu, çocuklukta içinden geçtiğimiz ilişkilerden öğreniriz. Tıpkı konuşma dilini öğrenir gibi, sevginin dilini de anne-babamızdan, bakım verenlerimizden duyarız. Ama işin kritik noktası şudur: Her çocuğa aynı dil öğretilmez. Bir çocuk, sevgiyi sarılmalardan öğrenir; ona sevildiğini hissettiren, sıcak bir dokunuşun güvenliğine sarılmaktır. Başka bir çocuk, “aferin”lerle büyür; onun kalbinde sevgi, kelimelerin içinden yankılanır. Bir diğeri içinse sevgi, yalnızca yanında bulunulmasında, sessizce eşlik edilmesinde saklıdır. Böylece her birimizin “sevgi algoritması” farklı kodlarla yazılır. Psikodinamik açıdan bu durum, bilinçdışının sahneye koyduğu tekrarların temelini oluşturur. Çünkü yetişkin olduğumuzda hâlâ o çocuk kalırız: Çocukken hangi dilden sevilmediysek, yetişkinliğimizde tam da o dili en çok ararız. Sevgiye açlığımız, çoğu zaman partnerimize yönelttiğimiz taleplerin ardında gizlidir. Sarılmak isteyen yetişkin, aslında sarılmayı özleyen çocuktur; onay bekleyen yetişkin, çocukken görülmeyen benliğini duyurmaya çalışır. Chapman’ın dediği gibi sevgi, öğrenilen bir dildir. Ama dinamik açıdan eklemek gerekir: O dil, yalnızca öğrenilmez, aynı zamanda bilinçdışında tekrar tekrar sahneye çağrılır. Biz sevgiyi yalnızca partnerimize vermeyiz; aynı zamanda kendi yaralı çocuk yanımıza da ulaştırmaya çalışırız. Ve işte çatışmalar tam burada doğar: Biz sevgiyi kendi dilimizde sunarken, karşımızdaki bizden bambaşka bir dil bekler. Sevgi, yalnızca bir duygu değildir. Psikodinamik açıdan, sevgi aynı zamanda bir “seçim”dir. Çünkü kendi tekrarlarımızı sürdürmek mi, yoksa aynı döngüyü kırıp yeni bir yol açmak mı… bu
Alıntı
"tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver." Bazen hayatımızda yaşadığımız yıkıcı ve zorlayıcı olayların hissettirdikleriyle başa çıkmaktan daha zordur bunları yaşamış olduğumuzu kabul etmek
Alıntı
Çocuklar için Güvenli Alan
“Eğer siz de çoğu çocuk gibi sevgi dolu bir aileye doğmuşsa­ nız istikrarlı, sevgi dolu bir anne veya baba tüm ihtiyaçlarınızı karşılayarak sizi ilgiyle büyütmüştür. Acıktığınız, üşüdüğünüz veya korktuğunuzda anne babanızın biri veya ikisi birden sizi ra­hatlatmak için yanınıza gelir.” Çocukken kurduğumuz bağlar bizi ilerideki ilişkilerimize hazırlar hepimiz doğduğumuz büyüdüğümüz evde öğrendiğimiz şeyleri tekrar yaşayabileceğimiz ilişki dinamiklerini seçeriz. Çünkü bildiğimiz şeyler sağlıklı olmasa da güvenli alanımızdır Psk. Asel Rüveyda
Sayfa 109·Kitabı okudu
Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Alıntı