Asel Rüveyda

Asel Rüveyda
@Miell_
Asel
Psikolog
Lisans
İstanbul
5 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
“Gönlün bahçesini çiçeklerle süsle; her biri, sevginin ve zarafetin bir yansımasıdır.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan, yük olduğunu düşündüğü bir yerde neden kalır? Belki de yük olmak, öğrendiği en doğru yol olduğu içindir. Ya da kendine bile yük hissettiği için, bu his tanıdıktır ona. Peki, yük olarak gördüğü birini sevebilir mi insan? Bu sorular zihnimizde dolaşmaya başladığında, ya bir şeylerin sonunu getiririz ya da yeni bir başlangıcın adımını atarız. Peki her bitiş bir başlangıcı mı işaret eder? Ve her sorgulama bir bitişi mi doğurur? Belki de bu soruların cevapları, yaşamın kendi döngüsünü anlamaya bir davettir. Sorgulama, bazen bir sonun, bazen ise yepyeni bir hikayenin başlangıcıdır. Psk. Asel Rüveyda
Psikoloji
"tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver." Bazen hayatımızda yaşadığımız yıkıcı ve zorlayıcı olayların hissettirdikleriyle başa çıkmaktan daha zordur bunları yaşamış olduğumuzu kabul etmek
Alıntı

Asel Rüveyda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2024 24. kitabı
Zeynep Selvili
7.4/10 · 11,6bin okunma
Kanatları Kırılmış Ruhun Fısıltısı
instagram.com/p/DC31bInNHA3/?... Kısılmış bir ışık hüzmesinin altında, bir melek yere çömelmiş, kendi içine kapanmış bir heykel gibi durur. Görkemli kanatları hâlâ dimdik, ama yere eğilmiş bedeninin ağırlığı altında çatırdamaya hazır. Bu an, düşüşle dirilişin kesiştiği bir noktayı işaret eder; ne tamamen çöküş, ne de tam bir yükseliş. Sadece duraklama. Bazen düştüğümüz yerler sadece bir düşüşü değil iç dünyamızın ve ruhun büyüme durağı olur. Her düşen gerçekten düşmüş mü olur ? Psikolojide, insan ruhunun bu hâline melankoli denir. Hayatın yükü omuzlara çöktüğünde, kanatlarımız vardır ama uçmayı unutmuşuzdur sanki. Meleğin duruşunda, mücadeleyle umudun bir arada var olabileceği gerçeği saklıdır. Çökmüş pozisyonu, yaşamın zorluklarına teslim olmayı, ama aynı zamanda, kanatlarının açıklığı, yeniden uçma arzusunu simgeler. Bu heykel, insan zihninin en derin köşelerine ayna tutar. Bazen, güçlü olmak demek kanatlarını açıp uçmak değildir; güçlü olmak, yere çömelip kendi karanlığınla yüzleşmek, o karanlığın içinden yeniden doğmayı bilmektir. Melek ne tam olarak düşmüş ne de tam anlamıyla yükselmiş; o, kendi içsel kaosunda, bir yol arayan insanın suretidir. Eğer dikkatle bakarsak, bu heykel bize şunu fısıldar: “Kanatlarının varlığını unutma. Yere düştüğün an, yeniden kalkmaya en yakın olduğun andır. Psk.Asel Rüveyda