Nasıl anlatılır bilemedim...
Murat Menteş sanırım edebiyatımızdaki tanımlanamayan isimlerden biri. O nedenle kitaplarını her bitirdiğinizde ( her bitirdiğinizde diyorum çünkü bu bir yeniden okumaydı) yaklaşık bir iki dakika "Bana ne çarptı acaba?" konulu bir iç muhasebe yapmanız gerekiyor.
Kendisi yazdığı kitapları nasıl tarif ediyor bilemiyorum ama ben onun kitaplarını "seyirlik" olarak tarif ediyorum.
Gözünüzün önüne imkansızlıklardan kurulu bir dünya seriyor ve siz ne kadar garibinize gitsede elinizde olmadan o dünyayı seyre dalıyorsunuz.
Ez cümle, Murat beyin herhangi bir kitabını bizim size anlatmamız mümkün değil dostlar, sizin bu beyinsel riski göze alıp o dünyaya adım atmanız gerek.
Tek bir garanti verebilirim,
"pişman olmayacaksınız"
Murat MenteşDublörün Dilemması
Yüksek lisansım için okuduğum bir kitaptı. Alanında hiç boşluk bırakmadan yazılmış muazzam bir eser. Yönetim konusunda çalışıyorsanız mutlaka okumanız gereken bir kitap.
Sahip olduğumuz için çok şanslı olduğumuz değerlerden birisi İsmet Özel.
Erbain arada sırada yeniden okuduğum bir kitap. İlginçtir ki her seferinde başka bir şeyler fısıldıyor yüreğime.
Belki defalarca okuduğum şiirdeki bir mısra daha önce hiç gözüme çarpmayan bir pencere açıyor aklımın odalarına.
O nedenle hiç yeniden okuyormuşum gibi hissetmiyorum sanırım...
Yeni bir okuma değildi bu, yeniden okumaydı.
Montaigne sanırım bir şekilde bu kitaba hala eklemeler yapıyor. Ne zaman okusam daha önce gözüme ilişmemiş, fark etmediğim bir cümle buluveriyorum.
Kitabın 16. Yy da yazıldığına inanmak hep zor gelmiştir bana. Sanki Montaigne şu an camından bizlere bakıpta yazmış gibi tüm cümleler...
"Kitap okuyorum ben" diyorsanız mutlaka okumanız gereken bir kitap. Çünkü bu kitapsız okuma serüveniniz ciddi anlamda eksik kalacaktır.
Keyifli okumalar.
İnsanoğlunun kendi rahatını bozanlara karşı ne kadar acımsız olabileceğinin örneklerinden birisidir Sokrates.
Her okuduğumda derin düşüncelere salar beni bu kitap. Sokrates 70 yaşını aşmış, dünya işlerinden uzak, içindeki ilahi ruhun ilhamıyla insanları doğru yola iletmeye çalışan bir bilge. Yine de mevki sahiplerinin haklı olduğu bir düzende suçlu ilan ediliyor.
Atina, uygarlığın beşiği! Sokrates gibi bir bilge yer edinemiyor orada. Nedeni ise çok açık. "Rahatsızlık"
Sokrates, söyledikleri yalan olduğundan, hırsızlık yaptığından, başka tanrılara taptığından, haksız kazanç elde ettiğinden idam edilmiyor. Tek bir yanlışı var onun, insanları doğru olmaya çağırmak.
Doğrular insanı rahatsız eder çünkü o doğrulara baktıkça kendi eğri taraflarını görür. O yüzden doğru söyleyen dokuz köyden kovulur. Doğru söyleyenlerin nefes almalarına bile tahammül edilememesi bundan...
Yani günün sonunda, şehre koşarak girip hakikati haykıran her adam gibi insanların tedavisiz körlüklerinde boğulmaya mahkum oluyor.