"Yağmur dinip tufanın suları geri çekilince Tanrı konuştu: "İnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insanın yüreğindeki eğilimler çocukluğundan itibaren kötüdür."
Tanrı verdiği sözü tuttu mu? Bunu henüz bilmiyorum."
Yazarın ölmeden önce kaleme aldığı eserlerden biri Tanrısız Gençlik, yıl 1937, Führer'in saçtığı faşizm tohumları dallanıp budaklanmış, nesillerin iliklerine işlemiş ırkçılık, savaş, yıkım ve militarizm, öyle kolay kolay çıkabilmesi mümkün değil, faşizm istilacı yabani parazit bir ottan beter, köklerini söküp koparıp atmadıkça her şarttan kendi lehine bir çıkar elde edebilecek konumda.
Çok tanıdık geldi değil mi?
Çünkü onlar şanlı zaferler yazacaklarına inanıyorlar, imparatorluk ne ki dünyaya hükmedeceklerini, İskender'i Sezar'ı ve daha nice kralı geçmişin tahtından sallayıp tarihi baştan kendi elleriyle kanla yazacaklarına inanıyorlardı, doğrunun gölge bile yapamadığı bir çağda onların gerçeği gerçek onların ülküleri mutlakiyetti.
Şimdi devam ediyor yine aynı masal, inananlar ellerinde dillerinde aynı ezberle meydanlarda, makamlarda ve nesilden nesle aynı noktada.
Tanrısız Gençlik muazzam bir eser, eserin çevirmeni Gülperi Zeytinoğlu muazzam bir iş çıkarmış, tekrar okumayı düşünüyorum ama umarım yazarın diğer eserleri dilimize kazandırılır.