Spolier
Bundan yıllar yıllar önce, Sinek Sekiz yayınevinin gönderisinde bir kadının ölümünün üzüntüsünü paylaşmıştı İrem Çağıl. Bu kadın Ursula Le Guindi. Kimdi peki Ursula? Ne üzerine yazardı, neydi onun kitaplarını bu kadar özel yapan o zaman bilmiyordum. Bugüne kadar adına nasıl denk gelmemiştim. İşte bu merak beni hayatımın kadın yazarınla tanıştırmaya vesile oldu. Şu an bu satırları yazıyorsam bunun büyük bir nedeni var. İleriki yıllarda, kim bilir belki yaşlandığımda kitaplarını unutmamak istiyorum. Bana o an hissettirdiklerinin, okuduğum satırlardan kendime düşüncelerimin hafızamdan silinmesini istemiyorum. Aslında bunları bir nevi DÜŞÜNSELİ olarak da değerlendirebiliriz. (Ursula bir röportajında Harry Potter serisinin tüm dünyada neden bu kadar popüler olduğunu bir türlü anlayamadığını söyler. Ama bu konuyu şimdilik kapatıyorum.)
Kimmiş bu Ursula Le Guin diye araştırma yaparken, yazarın Yerdeniz kitaplarınla karşılaştım. Metis o sıralar özel ciltli baskısını yeni yapmıştı. Kitabı satın aldım ve ilk şaşırdığım şey yazı puntosunun küçüklüğü oldu. Genelde bazı yazarların sayfaları doldurmak adına görece daha büyük punto kullandığını biliyoruz. Ama burada bizim yazarımız o kadar derin, aynı zamanda içinde bir o kadar hayal gücü yüksek, anlam bütünlüğü açısından öyle şahane romanlar yazmış ki mest oldum.
Serinin ilk kitabı YERDENİZ BÜYÜCÜSÜ’nü çok hızlı okudum. Kitap zaten 142 sayfaydı. Ama hikayenin büyüsüne kapılıp, bu kadar hızlı okumanın da bir hata olduğunu şimdi anlıyorum. Bu satırları yazmadan önce kitabı bir kez daha okuyup, bitirdim ve şimdi ben de yarattığı hissi çok daha net hafızamda canlandırabiliyorum. Hafızamda kalan, kalemimde de kalsın. Yaz kızım!
GED Yerdeniz’de bir büyücü. Sessiz ama meraklı, kendisini ispat etme çabası içinde ama aynı zamanda
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tarih boyunca vahşi kadının toprakları yağmalanıp yakılmış, buldozerlerle düzlenmiş ve başkalarını mennun etmek üzere doğal döngüleri, doğal olmayan ritimlere büründürülmüştür.