"Ben de inşaat mühendisliği okuyordum. Belki de Sadık gibi olmak istedim. Çünkü büyüktü, çünkü annemle babam durmadan onun başarılarından dolayı övünürlerdi. Belki de inşa etmeye tutkundum. Mimarlık kitaplarına bayılırdım. 1982'den sonra bir gün etrafımdaki enkazlara, şehri ve mülteci kampını yok etmiş olan yıkıma bakarken 'Güzel evler yapmanın, şehirler tasarlamanın ne faydası var ki? Onlar bunu, senin başına yıkacakları sürece ne anlamı var?' dedim."...
Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur,
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları...
Necip Fazıl Kısakürek
"Bir de insanlar var, genel olarak insanlar. Güvenlik içinde yaşamak isteyen sıradan insanlar. Çocuklarını büyütüyor ve küçük bir keyif için çabalıyorlar. Bir futbol maçı, ya da güneşli bir sahilde tembelce geçirilen iki hafta... İnsanlar gerçekten bir çocuğun zulümle öldürülmesi karşısında rahatsız olup üzülüyor. Canavar değiller, onlar da senin benim gibi insan. Hatta bazen bizden daha iyi bileler. Çünkü içlerindeki şiddet doğuracak bir şiddete maruz kalmamışlar."