Feyza

Günümüzde yaşamın başlıca boyutlarının evrenselleşmesi, kültürlerin ve tarihlerin kaynaşmasının doğurduğu “doğal" bir süreç değildir. Hâlâ karşı dengeleri, bağımlılıkları, adaletsizlikleri, yıkımı ile egemenlik söz konusudur. Kendinden Batı paramparça olmuşken, bu sürecin tanılanması önemli bir sorundur. Yaşam tarzlarının birörnekleşmesinin , imgelemin standartlaşmasının sorumlusu kimdir?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Türkçe Basıma Önsöz
Dünyanın Batılılaşması'nın Türkçeye çevrilmesini anlamlı bir olay olarak değerlendiriyorum. Bunun, bir bakıma, eşyanın doğasına uygun olduğu söylenebilir. Türkiye, gerçekten de yaptığım çözümlemede ve kitapla tanımlanan süreçte çok özel bir yer tutuyor. Bu ülke, sömürge durumuna düşmeden, tüm enerjisiyle Batılılaşmaya karar vermiş ve girişmiş çok çarpıcı bir örnek. Aynı zamanda, bu atılımın karşılaştığı güçlükleri, direnişleri ve belki de nihai başarısızlığı temsil ediyor. Bu Batılı kitabın Türkçeye çevrilmesi de, hem bu Batılılaşmanın, hem de bunun yarattığı sorunların ve karşılaştığı engellerin bir kanıtı. Kuşkusuz Türk aydınları, Üçüncü Dünya ülkeleri içinde, bu olayı ve ülkelerinin için de bulunduğu hazin çıkmazı tüm boyutlarıyla kavrayanla: arasında yer alıyorlar. Batı düşüncesini tanımaya can atarken Batılı bir eleştiriden ve kendi yaşadıkları kültürsüzleşme deneyimin den yola çıkarak Batılılaşmayı eleştirmekten geri kalmıyorlar. XVIII. yy. başında Osmanlı orduları Viyana kapılarına dayanmışken, Batı uygarlığının üstünlüğü çağdaşların gözünde hâlâ kuşkulu olabilirdi. 30-40 yıl sonra, İngilizlerin denizlerde, Avrupalıların dünyada kurdukları hegemonya artık tartışma götürmüyordu. Osmanlı İmparatorluğu, yenilikçi çarların Rusyası’yla az çok aynı zamanlarda tepki gösteriyor, gücünü ve yerini korumayı sağlayacak ilk reformları benimsemeye çalışıyordu. Kemalist devrimden epey önce Türkiye, Batılı vaat yarışının cehennem çarkı diye adlandırılabilecek anafora girdi. Bu, tam anlamıyla hazin bir durumdu; Türkiye Batılılaştıkça, çöküşüne çare bulunamaz oldu ve Batı'yla arasındaki uçurum büsbütün derinleşti ya da iyimser bir deyişle bu uçurum kapanmadı. O dönemde yabancı gözlemciler, Türkiye'yi modernleştirmek, uygarlaştırmak ya da Batılılaştırmak için 50 yıla gerek
Sayfa 10 - Paris, Nisan 1991·Kitabı okuyacak
The Light Bulb Conspiracy/Ampul Komplosu
'Sonlu gezegende sonsuz bir büyümenin mümkün olduğunu düşünen kimse ya çılgındır ya da ekonomist. Sorun şu ki bugün her birimiz birer ekonomist olmuş durumdayız.' Serge Latouche

Feyza

, bir kitap okudu
Puan vermedi·172 syf.·
2019 6. kitabı
Selin Ongun
5.2/10 · 30 okunma