Cesur Yeni Dünya bakış açınıza göre ya kusursuz bir dünya ütopyası ya da onun çirkin bir zıttı, bir distopyadır: sakinleri güzel, hastalıklarla endişelerden uzak ve muaftır, ama kabul edilemez bulacağımız bir şekilde.
“Nil, Afrika’ nın en uzun, dünyanın da ikinci en uzun nehridir. Mississipi-Missouri nehrinden daha kısa olmakla birlikte, nehir havzası uzunluğu açısından bütün nehirlerin başında gelir, 35 derece enlemden başlayarak...”
Ertesi sabah kahvaltıda biri, “Tommy,” der, “Afrika’nın en uzun nehri hangisidir biliyor musun? Çocuk kafasını sallar. Ama, ‘Nil Afrika’nın en uzun...’ diye başlayan bir şey hatırlamıyor musun?”
“Nil-Afrika’nın-en-uzun-dünyanın-da-ikinci-en-uzun nehridir...” Sözcükler bir solukta çıkar. “Mississipi-Missourinehrinden-daha-kısa...”
“Pekâlâ, Afrika’nın en uzun nehri hangisidir?”
Boş gözlerle bakar. “Bilmem.”
“Ama Nil, Tommy.”
“Nil-Afrika’nın-en-uzun-dünyanın da...”
“Öyleyse en uzun nehir hangisi, Tommy?”
Tommy gözyaşlarına boğulur. “Bilmiyorum,” diye haykırır.
Öyle görülüyor ki evden kaçma olayları da i-Nesli’nde azalmış: Evden uzaklaşmaya çalıştığını söyleyen ergenlerin sayısı 2010 ile 2015 arasında; sadece beş yıl içerisinde büyük oranda düşmüş. Daha yavaş büyüme konusunda ergenler de aynı safta, daha uzun süre çocuk olarak kalmayı onlar da istiyor. Çocuk muamelesi görmeye içerlemek bir yana, i-Nesli keşke daha uzun bir süre çocuk kalabilseydim, diye düşünüyor. Bir Twitter kullanıcısı şöyle yazmış: "18 YAŞINA BASMAK İNSANLARI NEDEN HEYECANLANDIRIYOR???? YETİŞKİNLEŞMEKTEN ÖDÜM PATLIYOR BENİM!!!“ Başka bir ileti şöyle diyor: "Çocukluğun önemsiz, çocukça dertlerini özledim. Pastel boyalar, oyun oynamak için buluşmalar falan. Yetişkinleşmek berbat. İstifa etmek istıyorum.“ 2013 yılında yapılan bir ankette. "olduğu yaşı seven" 8-14 yaş arası çocukların oranı %85; 2003 yılında %75'ti. 7 yaşındaki Hannah’ya “Büyümek istiyor musun?” diye sorulunca ”Hayır. Çocuk olmayı seviyorum. İnsan daha fazla şey yapabiliyor‘ diyor.