Hayat bir yarış değil. Eğer öyle olsaydı çoğumuz kaybeden olurduk değil mi? Ne de olsa yarışların tek bir kazananı olur, gerisi kaybeder.
Acaba hayata bir yarış olarak bakan, birbirini hırsla geçmeye çalışanlar mı daha insan yoksa hayata bir yarış gibi bakmayan, hayat yolunda ara sıra durup çevresine bakan, düşenleri kaldırmaya çalışanlar mı?
Belki de yarışmayanlar bizden daha gerçek ve mesut bir hayatı yaşıyorlardır, ne dersiniz?
SOSYOLOJİ’YE GİRİŞ
Bu Ülke- Cemil Meriç
Devlet - Platon
Eric Voegelin İnsanlık draması - Bengül Güngörmez
Siyaset Bilimi- Atilla Yayla
Gorgias- Platon
Sosyoloji- Anthony Giddens
Öküzün A'sı-Barry Sanders
Sosyolojik Düşünmek-Zygmunt Baumann
Yasakoyucular ve Yorumcular-Zygmunt Baumann
Akışkan Aşk- Zygmunt Bauman
Minervanın Baykuşu-Jeffrey Abramson
Prof.Caritat ın Şaşırtıcı Aydınlanması-Steven Lukes
Ezeli Mağlup- Cioran
Aşk Üzerine-Alain De Botton
Ölümcül Kimlikler-Amin Maalouf
Sözün Düşüşü-Jacques Ellul
Sözlü ve Yazılı Kültür- Walter J. Ong
Karakter Aşınması - Richard Senett
Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Bes Şehir - Tanpınar
Rüzgarlı Pazar- Mustafa Kutlu
ANTROPOLOJİ
Almuric-Robert Howard
Göğü Delen Adam-Erich Scheurmann
Irk. Tarih, Kültür- Claude Levi-Strauss
Mit ve Anlam-Claude Levi-Strauss
Sosyal ve Kültürel Antropoloji-John Monaghan
Antropoloji Tarihi-Hylland Eriksen
Nilüfer-Ella Cara Deloria
Bir defasında hocama dedim ki: “Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiç bir şey kalmadı.” Bana bir hurma uzattı ve dedi ki: “Bunu ağzında çiğneyip ye.” Yedikten sonra bana sordu. Şimdi sen büyüdün mü? “Hayır”, dedim. Dedi ki; “büyümedin fakat o hurma vücuduna dağıldı; et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, saç oldu, tırnak oldu, hücre oldu…”
Anladım ki, okuduğum kitap da öyle dağılıyor. Bir kısmı kelime dağarcığımı zenginleştiriyor, bir kısmı bilgi ve marifetimi artırıyor, bir kısmı ahlakımı güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmamda üslubuma incelik katıyor… Her ne kadar ben hissetmesem de…
Prof.Dr Erten Gökçe