Feyza'nın Kapak Resmi
Feyza, bir alıntı ekledi.
05 Eyl 18:46 · Kitabı okuyor

Dünya üzerinde yaşayan her çocuk aynı şekilde eğitildiğinde bundan kazançlı çıkan kim?

Nihayet Dergisi Sayı 33, Kolektif (Sayfa 21)Nihayet Dergisi Sayı 33, Kolektif (Sayfa 21)
Feyza, Sabırsız Yürek'i inceledi.
30 Ağu 11:31 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Okuduğum en etkileyici kitaplardan biriydi. Kitabın arka kapağını okuduğumda beklediğim hikayeyle içerik birbirinden farklıydı ve beklediğimden çok daha iyiydi. Oldukça sürükleyiciydi.
Romanda ana karakterin psikolojisi oldukça etkileyici bir şekilde yansıtılmış. Bir yandan hisleri diğer yandan içinde bulunduğu koşulların sonuçlarıyla mücadele içinde kalan Teğmen Hofmiller'a bazen kızacak bazen hak vereceksiniz. Asker olarak yetişmiş olmanın kendi üzerindeki etkileri, savaşın bir insana neler yaşatabileceğini ve en önemlisi verilen kararların beklenenden ne kadar farklı sonuçlar doğurabileceğini bizlere gösteren çarpıcı bir karakter.
<<Spoiler>>
Konusuna gelirsek ; Roman Avusturya'da geçiyor. Çocukluğundan itibaren sınırlı bir çevrede yetişmiş, diğer insanların duygu ve düşüncelerine fazla dikkat etmemiş 25 yaşındaki bir teğmen bize yaşadıklarını anlatıyor. Kasabanın zengini Kekesfalvalar ile tanışıp dostluk kuruyor, evin kızı Edith'in kalbini kazanıyor.Hemen her gün onları ziyarete gidiyor keyifli vakit, geçiriyorlar. Buraya kadar her şey kulağa normal geliyor. Asıl sıkıntı şu; Edith sakat bir kız. Doktor Condor yeni yeni tedaviler denesede iyi sonuçlar alınamıyor. Edith artık bu çabalardan usanmış yaşamaktan bıkmış bir genç kız. Fakat teğmenin arkadaşlığı ona umut oluyor. Yeniden yaşama tutunmasını sağlıyor. Teğmen ise bu zavallı kıza çok acıyor. Ve ne yazıkki duyduğu merhamet sınırını aşarak her ikisini de zor durumda bırakacak hale geliyor.
Edith'in mutlu olduğu anda ne kadar yaşama tutunduğunu, yürümek için ne büyük çaba sarfettiğini okuduğumda çok duygulandım. Fakat bu kadar kolay etkilenen bir yürek ne yazıkki ilk darbede yıkılabiliyor.
Teğmenin arkadaşlarım duyarsa benimle alay ederler, kasabaya yayılmamalı gibi 'elalem ne der' endişesi taşıdığı durumlarda çok sinirlendim:)
Kitabın sonu için ise açıkçası ben mutlu son bekliyordum. Teğmenin geçici göreve gidişiyle beraber umutlarım artmıştı. Savaş hiç beklenmedik bir durumdu.
Doktor Condor'un eğer Edith'i terkederse adeta bir cinayet işleyeceğini söylemesi başta biraz abartı bulduğum bir ifadeydi ne yazıkki yanılmışım.
Teğmenin "kişisel suçum savaşın suçu olan sonsuz kan gölünde bir damla olup kaybolmuştu." ifadesi çok çarpıcıydı.

Feyza, bir alıntı ekledi.
30 Ağu 10:53 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Unutmak kaçınılmaz olunca, insan yüreği de ona pekâlâ uyuyor ve unutmayı istiyor.

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 459)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 459)
Feyza, bir alıntı ekledi.
29 Ağu 13:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ne tuhaftır ki milyonlarca insan rahatça yapabildikleri için, attıkları her adımın nasıl muhteşem bir şey olduğunun, bunun onlara Tanrı’nın en büyük lütfu olduğunun farkında bile olmadan yaşamlarını sürdürüp gidiyorlar.

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 291)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 291)
Feyza, bir alıntı ekledi.
29 Ağu 12:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

.. acımak iki yanı keskin bir bıçak gibidir; kullanmayı bilmeyen, elini ve özellikle de kalbini ondan uzak tutmalıdır.

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 234)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 234)
Feyza, bir alıntı ekledi.
29 Ağu 10:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Belki güleceksiniz ama kişinin acının pençesinde nasıl kıvrandığını yaptığı saçmalıklar sanırım en güzel şekilde belirtir.

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 185)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 185)
Feyza, bir alıntı ekledi.
27 Ağu 14:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Zaten kişinin ruhsal dengesini belirleyen rastlantılar, cesaretimizi artıran ya da kıran küçük ayrıntılar değil midir?

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 125)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 125)
Feyza, bir alıntı ekledi.
27 Ağu 09:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Güldüğümüz, budalaca şakalaştığımız her saniyede birilerinin yatağında kıvranıp öldüğünü, binlerce pencerenin gerisinde yoksulluğun kol gezdiğini, insanların açlıktan öldüğünü, hastanelerin, taşocaklarının, kömür madenlerinin olduğunu, fabrikalarda, bürolarda, hapishanelerde sayısız insanın angarya olarak çalışmak zorunda kaldığını; başka birinin acı çektiğini hissetmenin o kişinin acısına bir faydası olmayacağını biliyordum.

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 61)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 61)
Feyza, bir alıntı ekledi.
27 Ağu 07:44 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"İki tür acıma duygusu vardır. Birincisi, duygusal ve zayıf olanı, başka birinin yaşadığı felaketlerden kaynaklanan acı ve hüzünden olabildiğince çabuk kurtulmak için çırpınan yüreğin sabırsızlığıdır.Bu bir acıyı birlikte hissetmek değil, ruhun yabancı bir derde karşı kendini içgüdüsel olarak savunması anlamındaki acıma duygusudur. Diğeri, tek gerçek acıma duygusu ise yaratıcı olan, ne istediğini bilen; sabırla, gücü yettiğince hatta gücünün bile ötesinde katlanmaya ve dayanmaya kararlı bir ınsanın acıma duygusudur."

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 19)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 19)
Feyza, bir alıntı ekledi.
27 Ağu 07:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Son savaşta bile, cephede savaşı net olarak onaylayan ya da reddeden pek fazla insana rastlamamıştı. İnsanların çoğu rüzgâra kapılıp uçuşan toz tanecikleri gibi savaş meydanına sürüklenmiş, daha sonra büyük bir girdabın içine girmiş ve her biri istemeden kocaman bir çuvaldaki bezelye taneleri gibi etrafa saçılıp, kaybolup gitmişlerdi.

Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 14)Sabırsız Yürek, Stefan Zweig (Sayfa 14)