“Neden hayattaki her şey gitmek, gelip geçmek zorundaydı? Yalnızca doğmak yola çıkmak demek olduğundan. Yolculuk daha ilk dakikada başlar. İlk kez soluk aldığın anda. Hayatın katı gerçeğiyle savaşamazsın.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ben senin yanından bir daha hiç ayrılmak istemiyorum, biliyor musun?
“Niye?”
“Çünkü dünyanın en iyi insanı sensin. Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor.”
Dünyada büyük olan ve insanı hükmü altına alan, tabii ancak oydu, onun yanında her şey yapay, öznel, görece kalıyordu. Bunlar yalnızca boş şeyler değil, vahşi, doğal olmayan, doğanın zorlaması olarak kalıyordu; ne kadar dayanılmaz bir ateş olursa olsun acıları, ıstırapları tadını ve mutluluğunu o kadar artırıyor, işkencesi bile mutluluk oluyordu, öldürerek, dehşet vererek yakan, zevki ne kadar ani olursa o kadar insanın dayanma gücünün ötesinde can yakan bir ateş, "İşte aşk!" diyordu inleyerek.