Mkst

Milyon Kere M....
Milyon Kere Ayten Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum Ayten üstüne Saatim her zaman Ayten'e beş var Ya da Ayten'i beş geçiyor Ne yana baksam gördüğüm o Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz Günlerden Aytenertesidir Odur gün gün beni yaşatan Onun kokusu sarmıştır sokakları Onun gözleridir şafakta gördüğüm Akşam kızıllığında onun dudakları Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam Alın tek kat elbisemi size vereyim Cebimde bir on liram var Onu da alın gerekirse Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Reklam
EVİMMMM....
Zaten doğru insan, evin gibidir. Sanki yıllardır tanıyormuşsun gibi kendini sana yakın hissettirir.”
Sen beyaz bir kadınsın, uzaktaki....
asıl büyük sarhoş benim uzaktaki ben ki tek damla şarap içmedim ekmeğin beyaz zeytinin siyah olduğunu biliyorum asıl büyük sarhoş benim uzaktaki benim kusturucu sarhoşluğum yoksulluğum yüzüme bakmasan da yağmura düşürsen de gözlerini gözlerime bakmasan da ne kadar o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor uykularımda nefesinin sıcaklığı o kadar hangi akşam kapımı çalan sen değilsin SEN DEĞİL MİSİN GİZLİ BİR KIVILCIM GİBİ GÖZBEBEKLERİMDE DURAN umutsuzlandığım her akşam senin rüzgârın almıyor mu uğultulu yorgunluğumu yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin iyimserliğin ben bu tezgâhı kurdumsa senin için kurdum senin için dokuduğum basma ve pazen denizin yeşilinden süzdüğüm balık göğün mavisinden çaldığım kuş
Şiir gibi...
Yolu rastgele yürürsen ömür olur, denginle yürürsen şiir olur.
Esir Tutulmuş Kelimeler...
Oysa ki bütün kelimelerim zırhına bürünmüş her türlü savaşa hazırken, diz çökmüş buldum hepsini bir tek bakışının karşısında.... Şimdi ben acınacak aciz kelimelerle sana neyi anlatabilir, neyi ifade edebilirim ki... Kırık bir tahta kılıcı yara bandı ile tutturmuş küçük bir savaşçıyım huzurunda, İnsaf et İnsaf et Bu Gamzelerinin esirine...
Şiir