"Öncelerde izlediğim haberler bana hiç inandırıcı gelmezdi. 'Neden insanlar huzur içinde yaşamak varken, böyle yollara başvursunlar ki?' derdim. Şimdi, bunun cevabını bizzat alabileceğim bir yerdeydim."
"Isaac Newton'ın elmanın düşüşünü izleyip şöyle haykırdığını düşünün: 'Buldum! Elmalar yukarıdan gremlinlerin, aşağıdansa trollerin çektiği bir halat çekme müsabakasının ortasında yer alırlar ve troller gremlinlerden güçlüdür."
Okuduğum en anlamlı, en dokunaklı, en acıklı ama en güzel kitaptı. Her kelimesinden her cümlesinden etkilendim desem abartmış olmam herhalde. Uzun süredir kalbimi bu kadar etkileyen bir kitap okumamıştım..
Hem üzücü hem gerçekçiydi. Kitaplığımda ön sıralara koyacağım ve arada tekrar sayfalarını karıştıracağım bir kitaptı. Hem gözyaşları hem umut içeriyor. Hem ölüm hem doğum içeriyor. Savaşmaya giden sadece erkeklerin değil geride kalan kadınların, annelerin, çocukların nasıl zorlandığını ama yas tutacakları yerde yine de ayakta durmak zorunda kaldıklarını anlatıyor. Tolgonay'ın yaşadığı her acıda benim de içim acıdı. O çocuksu bir umutla sevdikleri, oğulları geri döner diye bekledikçe ben de umutlandım.
Yarım kalan hayaller, hiç başlamadan biten çocukluklar, savaş içinde büyümek zorunda kalan kızlar, daha ergen olamadan asker olmak zorunda kalanlar.. En acısı da sanırım bunun dünyanın her yerinde yaşandığını bilmek. İnsanoğlu kadar acımasız başka bir varlık var mı acaba? Cengiz Aytmatov