Şahsına münhasır

Şahsına münhasır
Göründüğüm, yansıdığım , yazılarımdan anlaşıldığım.gibiyim. Ne eksik, ne fazla. 01.02.24 [K&M]
Türk Dili Ve Edebiyatı
114 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı

Şahsına münhasır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·431 syf.··
6 günde okudu
·
2024 28. kitabı
Canan Tan
8.1/10 · 50,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·431 syf.··
2024 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2024 13:07
Okumuş bilge bir kadın Piraye.Ancak aşkın olduğu yerde aklın ikinci planda kaldığının ayrımını çok sonra yapabiliyor.Çok sevdi Haşimi.Herkese her şeye meydan okurcasına.Lakin seven insan ne kadar dayanabilir sevdiğinin başkasının olmasına?Gurur yaptı kendince,haklıydı da.Ancak hesaba katmadığı bir şey vardı;Haşimi de en az kendinin onu sevdiği kadar sevmişti Pirayesini.Dayanır mıydı gitmesine?Üstelik bir de aşkın meyvesi dedikleri çocukları, Dicle varken.Dayanamadı. O senin gittiğin gün ölmüştü Piraye.Gözyaşına bakmayan bir törenin gizli kurbanıydı aslında.Korkusuzca yürüdü ölümün üstüne üstüne.Kaybedecek neyi vardı ki? Bir adın kalmalı geriye,diyordu şair.Öylede oldu.Adı daha doğmamış oğlu Haşim de can bulurken...
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma
sürekli umutlu olma hâli sürdürülebilir bir hâl değil. daima pozitif olamayız. hayatta, mental olarak yere çakılmak diye bir şey de var. üzüntüyü ve kederi hayatın ötesine itmemek gerekiyor. bazen hevessiz kalırız bazen nefessiz. ikisi de hayattandır. ikisi de bizimdir.

Şahsına münhasır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.··
3 günde okudu
·
2024 27. kitabı
Nazan Bekiroğlu
8.2/10 · 12,8bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2024 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2024 09:39
Kitap, 1920 yılında Mücellâ ‘nın çocukluğuyla başlayıp 1970 ‘li yılların sonlarında bitiyor. Hikayenin dönemlerine uygun olarak da ülkenin o anki siyasi ve sosyal durumu da unutulmamış tabii ki. Kitapta bunlar da aktarılıyor. Kitap ‘da Mücellâ ‘nın içi acıtan, yalnızlıkla geçen, arada sevindiren ama çokça üzen hayatı anlatılırken insan ilişkilerine ve hayatın her anında karşımıza çıkan olaylar aktarılıyor. Ana – kız, ana – oğul, gelin – kaynana, karı – koca, baba – kız gibi gibi ilerleyen bir çok ikilemeler bulabilirsiniz. Aktarılan bu hikayeler o kadar gerçek ki, sanki kendi yaşadığınız çevredenmiş gibi. Hele ki Mücellâ ‘nın hayatına dair paylaşılanlar çok üzücü. Bu kitap, bir erkek olarak beni bile çokça empati yapmaya, Mücellâ ‘nın içinde bulunduğu ruh halini anlamaya itti. Bu kitabı okurken isteseniz de istemeseniz de kendinizi Mücellâ’nın yerine koyacaksınız. Kitap aman aman aksiyon içeren bir kitap değil ama bu kadar yumuşak bir kitaptan bu kadar yoğun duygulara ulaşmak gerçekten çok şaşırtıcı oldu. Sade, yumuşak, yormayan, sürükleyici bir dili var kitabın. Belki de bu kadar etkileyici olmasının bir sebebi de yazımındaki ustalık. Anlatmak istediklerini bu kadar sade ve yoğun veren bir kitabı okumayalı epey olmuş. Kısaca toparlayacak olursam; bu kitabı okurken üzüleceksiniz, çocukları geleceğe hazırlarken acaba yanlış mı yapıyoruz diyeceksiniz, geçmişten hatıralarınız canlanacak ve hatıralarda kalan günleri özleyeceksiniz ve tabii ki bir de kitabı bitirdikten sonra içinizde yoğun bir hüzün kalacak. Mücellâ ‘ya üzüleceksiniz…
Hayata Dair
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,8bin okunma