Ayetler birer tohumdur. Açılacağı zamanı ve mekanı kollarlar. O zaman geldiğinde, bir tohum gibi, akleden kalpte ekili olan ayet filizlenip çimlenmeye başlar. Bir de bakmışsınız, o ayet büyümüş koca bir çınar olmuş. Gönlünüzde kök salan o ayetin gölgesi, sizi hayatın yakıcı güneşlerinden, rüzgarlarından, fırtınalarından, tipilerinden korumuş.
Söz bir tohumdur. Bazen tohum olarak düştüğü yerde kalır ve kabuğunu çatlatmaz. Öyle olursa olduğu yerde bin sene dursa da canlanıp büyümez. Büyümesi için kabuğunu çatlatması gerekir.
Her insan teki bir tohumdur. Eğer ehil çiftçisini, uygun iklimini ve verimli toprağını bulursa, tıpkı bir tohumun bir ağaca dönüştüğü gibi, o da bir insan tekiyken, bir insan ağacına dönüşür. İnsan yetiştirenler, insan çiftçileridir. Eğer yetiştirdikleri insanlar da insan yetiştiriyorsa, işte bu fabrika yapan fabrikaya benzer. Her peygamber havarilerini böyle yetiştirmiştir. Böyle insanlar, içinde binlerce meyve verecek ağacı barındıran tohumlara benzerler. Falık isminin en çok tecelli ettiği insanlar bu vasıftaki insanlardır.