Müslümanlar genel manada son derece olumsuz şartlarda bulunuyorlar. Çünkü Kur'anî söylemlerini hayatlarına aktarmakta kusurlular; doğru yolu biliyorlar, ancak yanlış yolda gitmeyi tercih ediyor veya bu yanlış gidişatlarını doğrultmanın çabasını yeterli düzeyde gösteremiyorlar. Böyle olunca da Kur'an'ın çağrısı, söylemi, vaadi bir türlü hayatta karşılığını bulamıyor. Her bir ayet söz, anlam ve gaye açısından üç aşamada değerlendirilecek olursa; Müslümanlar Kur'an'ın gayesini terk etmiş bulunuyorlar. Artık, ellerindeki ilahi rehberin gayesini düşünmüyorlar. Kur'an'ı anlamaktan da büyük oranda uzaklar; İlahi kelamı anlamak gibi bir kaygıları yok. İnsanların ekseriyetinin Kur'an'la ilgilisi onu anlamadan ve düşünmeden okumaktan ibaret. Anlamadan okunan Kur'an ile hidayete ermenin, cenneti kazanmanın hayali kuruluyor. Tüm bunların sonucu olarak, Kur'an, rehber kabul edildiği söylenen ancak rehberliğine uyulmayan bir kitaba dönüşmüş ve Peygamberin "Ey Rabbim! Kavmim Kur'an'ı terk etti" (25/30) ayetindeki yakınması gerçeklik kazanmış bulunuyor.
Son söylenecek sözü önden söylemek gerekirse, modern dünyada kadın, tarihte hiç olmadığı kadarıyla köledir; köledir ve daha da köleleşmek için her şeyini ortaya koymakta bir sakınca görmemektedir.Bedeni ve bu bağlamda cinselliği ise en önemli sermayesidir.Ticari kazanç kaygısıyla hareket eden medya ise, kadının bu durumunu pekiştirmektedir.Kadın, çeşitli programlarda, yarışmalarda belli giyim biçimleri ile ön plana çıkarılmaktadır.Vahim olan şey, kadının cinselliğinin medya aracılığı ile pazarlanmasıdır.Bu pazarlıkta, karşımıza çıkan sömürü canavarı ise erkektir:Ve reklamlarda, manşetlerde, çekici güzel bir kadın vücudunu sergilenirken görmek istemektedir.
"Filistin, Müslüman toprakları olması, Peygamberlerin beşiği olması ve Allah'ın mübarek kıldığı Mescidi Aksa'nın içinde olması nedeniyle her Müslüman'ın vatanıdır. Filistin davası da her Müslüman'ın davasıdır."
Hasan el-Benna