Adı:
Yol Ayrımı
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753524117
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Eskiden rahmet yağardı, şimdi yağmur yağıyor. Eskiden kazancın öncelikle bereketli olması istenirdi, şimdi kazancın sadece bol olması isteniyor. Eskiden israftan kaçınılırdı, şimdi sınırsızca ve sorumsuzca harcamak yüceltilen ve özlenen bir hayat tarzı oldu. Eskiden mahrem olan şeyler örtülür ve orta malı olması önlenirdi, şimdilerde ise teşhir ediliyor, herkesin ilgi ve arzusuna sunuluyor. Eskiden çocukların iyi insan olması istenir ve çocuklar buna göre yetiştirilirdi. O zamanlar iyi insan olmak, hayırlı bir evlat, insanlara yararlı kişi, çevresine faydalı bir insan, Allah'a karşı sorumlu bir kul olmak... anlamlarına gelirdi. Şimdi maaşı yüksek bir iş sahibi olmak, güzel veya yakışıklı olmak anlamına geliyor. Kariyer sahipleri ise el üstünde tutuluyor.

Eskiden çocuklara Rabbin kim? Kimin ümmetisin? Ne zamandan beri Müslümansın?... diye sorulur ve böylelikle hayatlarını anlamlı ve değerli kılacak en önemli bilgilere sahip olmaları sağlanırdı. Şimdilerde futbolcuların şarkıcıların,mankenlerin isimleri, vücut ölçüleri, sevgilileri... soruluyor.Eskiden alın teri önemliydi, değerliydi. Şimdi en kısa zamanda köşe dönmek için çabalanıyor.Eskiden hak, adalet, iyilik her yerde ve her işte idi, şimdi ise menfaat, bencillik, sorumsuzluk en itibarlı ölçüler oldu.Eskiden iyiliği emredip kötülükten sakındırmak Müslüman olmanın gerektirdiği bir sorumluluktu, şimdi ise haddi aşmak, üstüne vazife olmayan işe karışmak anlamına geliyor.Eskiden Allah her yerde ve her işteydi; hiçbir şey Allah'tan gizlenemezdi. Şimdi ise...
İnsan hayatı boyunca kendisini sürekli yol ayrımlarının eşliğinde bulur. Her bir ayrımda ise farklı kayıp ve kazançlar söz konusu olur. İnsan kazanmak için kimi zaman kaybeder kimi zaman kısa vadede kazanır fakat uzun vadede kaybeder.

İnsan değiştikçe toplumsal kurallar da değişebiliyor. Geçmiş zamanlarda yanlış olarak kabul edilen bazı durumlar günümüzde sıradanlaşmış ve doğru olarak kabul edilebiliyor.

Celaladdin Vatandaş, Yol Ayrımı’nda yaşanan değişimleri irdeliyor. Eskiyle yeninin karşılaştırmasını yapan Vatandaş konuyu sosyal yasalar eşliğinde çok güzel özetliyor:

“Eskiden rahmet yağardı, şimdi yağmur yağıyor.” Bu cümlelerden sadece bir tanesi fakat anlatmak istediğini çok güzel ifade ediyor.

Toplumsal kurallar gündelik hayatın serencamında farklı noktalara gidiyor. İnsan “özgürleşmek” adı altında farklı zincirlerle yeni çeşit köleliklere doğru hızlı adımlarla koşuyor. Teknolojinin esir aldığı bizler için kölelik hala prangalara bağlı kalmakla sınırlı. Halbuki modern manada kölelik bunun çok daha ötesinde.

“Eşim benim hayatıma karışamaz” diyen insanlar menajerlerinin veya arkadaşlarının sözlerinin aksine hiç bir davranışta bulunmuyorlar. Anne veya babasının kendisi hakkında herhangi bir yaptırım gücü olmayan bireyler, sevgililerin her dediklerini kutsal bir öğreti gibi yerine getirebiliyorlar. Ve bunun açıklamasını modernizm, özgürlük vb kavramlarla tanımlıyor. Halbuki var olan aynı formun isim değiştirmiş ve yozlaşmış bir versiyonu.

Sadece insani ilişkilerde değil duygu ve düşüncelerde de böylesine bir yozlaşma yaşanıyor. İnsanlar eskiden de aşık olurlardı. Aşk en eski çağlardan günümüze kadar gelen yüce bir duyguydu. Çünkü kuralları vardı. Vatandaş’ın cümleleriyle “Aşkın hiçbir zaman kuralları çiğnenmezdi, aşkın kadın ve erkek tarafları hiçbir zaman birbirini salt beden olarak algılamazdı. Hatta bendensel hazlar aşkı lekeleyen bir şey olarak hissedilir ve bundan rahatsız olunurdu. Aşıklar istek ve arzularını hiçbir şekilde birkaç dakikalık bedensel hazza ulaşmaya göre şekillendirmezlerdi.”

İşte sosyal bilimlerin dönüşüm dediği kültürümüzün ise yozlaşmak olarak yorumladığı durum tam olarak böyle. İsimleri aynı olmakla birlikte formları değişen duygu ve düşünceler toplumu bu şekilde dönüştürüyor.

Celaleddin Vatandaş, Yol Ayrımı’nda bu ve benzeri yol ayrımlarını anlatıyor. Okunulması ve ders alınması gereken bir kitap.
Eskiden hak,adalet,iyilik her yerde ve her işte idi. Şimdi ise menfaat,bencillik,sorumsuzluk en itibarlı ölçüler oldu.Eskiden Allah her yerde ve her işteydi;hiçbir şey Allah’tan gizlenemezdi.Şimdi ise...
Yol Ayrımı, yazarın genelde dünyadaki özelde Türkiye’ deki müslümanların İslam dinine, Kuran’a, ve Hz. Peygamber’e yaklaşım ve algılama biçimlerini ele almıştır. Bazı insanların İslam dinini geleneksel, törensel, davranışlara dönüştürdüklerini, bundan dolayı Kuran’ı kültürün unsuru haline getirdiklerini zengin örneklerle açıklamıştır. Bu davranışlara kitaptan örnek verecek olursak; müslümanların isimlerinin Ayşe, Fatma, Ali, Ömer... olması ya da kimliklerinde dini islam ibaresinin geçmesinden dolayı cenneti kendi tekellerinde sanacak ve ahiret hayatını garantileyecek kadar basit ve zavallı düşüncelere düşmeleri yer almıştır. Yazar bunun sebebini ise başta özne konumundayken kendimizi nesne konumuna getirmemiz ve bunun doğal sonucu olarak Kuran’ ı nesneleştirmemiz olduğunu söylemektedir. Ayrıca yazar Peygamber tasavvurunun yanlışlıklarına , peygamberi anmanın belirli ay ve haftalara yayılmasının içi boşaltılmış bir sevgi olduğuna, Hz. Peygamber’e yapılan çirkin saldırılarda aklı selim davranışlar sergileyemeyişimiz, Türkiye’ deki tesettür algısı ve dönüşümü, Batının islam düşmanlığı... gibi birçok konu hakkında kendi perspektifinde yorumlar yapmıştır. Tabi bu yorumları yaparken Kuran ve hadisten de örneklere bolca yer vermiştir. Son 30 sayfada ise Hz. Peygamber’e ve Kuran’a dair bir dergi ile yaptığı söyleşiye yer verip kitabı sonlandırmıştır. Türkiye tarihinde müslümanların yaşadığı sıkıntı, dönüşüm ve İslam’ı algılamadaki “yol ayrımına” değindiğinden dolayı okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ben kitap sayesinde bazı yanlış algılarımızın değişeceğini umuyorum ki benim bazı algılarım değişti. Olumsuz tarafına gelecek olursak; kitapta bazı konularda gereğinden fazla örnek verilmiştir bu da haliyle yer yer sıkılmalara sebep olabiliyor. İyi okumalar dilerim...
Celaleddin vatandaş iyi bir sosyolog ve felsefeci olmanın ötesinde iyi bir araştırmacı Müslüman aydın. Yazar bu eserinde yaşadığımız yüzyılda Müslümanların nesne değilde özne olabilmelerine dair esaslı tespitlerde bulunuyor.
Cehalet evrenseldir; bir toplumla veya belirli bir zaman dilimiyle sınırlandırılamaz. Cehaletin gerektirdiği özellikler her nerede görülürse o cahildir, cehalettir, cahiliyedir.
Celaleddin Vatandaş
Sayfa 210 - Pınar Yayınları
Gömleğin ilk düğmesi çok önemlidir; o yanlış iliklenirse diğer tüm düğmeler yanlış iliklenir. İman, akıl, hayat tarzı “gömleğinin” düğmeleri de böyledir.
Celaleddin Vatandaş
Sayfa 289 - Pınar Yayınları
-Vahyin islamı tarafından emredilen özel ibadetlerle yetinmeyen ve onlara birçok uydurma/bid'at yeni ibadetler ekleyerek asıl ibadetleri etkisizleştiren din.
-Düşünmeyi, akletmeyi müslüman olmanın vazgeçilmez şartları arasında gören bir dine karşılık, her şeyi ve hatta en saçma şeyleri bile bir hikmeti vardır, biz anlamayız gibi ifadelerle insan için yegane ölçü haline getiren saçmalıklar manzumesi bir din.
Kur'an hiçbir şekilde, sadece iman ile (amel olmadan) insanın, yaratılış gayesinin gerektirdiği sorumluluktan kurtulacağı teminatını vermemiştir.
Kur’an, kendisini “ apaçık” ( Yasin, 10/57) bir kitap olarak tanımladı, ama bugün onun sevenleri, onu şifreler kitabı gizemli bir metin olarak düşünüyorlar; onu ancak bazı seçkin kimselerin yolunu bulabileceği karmaşık bir labirent olarak görüyorlar.
Celaleddin Vatandaş
Sayfa 26 - Pınar Yayınları
Türkiye’deki dindarlaşma, sadece madde ötesine inanmayı cehennemden kurtuluş için yeterli bulan, herhangi bir kişiye yapılan küçük bir yardımla da ebedi hayatın cennet kılınacağına inanan bir anlayışa göre şekillenmektedir.
Celaleddin Vatandaş
Sayfa 89 - Pınar Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yol Ayrımı
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
332
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753524117
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Eskiden rahmet yağardı, şimdi yağmur yağıyor. Eskiden kazancın öncelikle bereketli olması istenirdi, şimdi kazancın sadece bol olması isteniyor. Eskiden israftan kaçınılırdı, şimdi sınırsızca ve sorumsuzca harcamak yüceltilen ve özlenen bir hayat tarzı oldu. Eskiden mahrem olan şeyler örtülür ve orta malı olması önlenirdi, şimdilerde ise teşhir ediliyor, herkesin ilgi ve arzusuna sunuluyor. Eskiden çocukların iyi insan olması istenir ve çocuklar buna göre yetiştirilirdi. O zamanlar iyi insan olmak, hayırlı bir evlat, insanlara yararlı kişi, çevresine faydalı bir insan, Allah'a karşı sorumlu bir kul olmak... anlamlarına gelirdi. Şimdi maaşı yüksek bir iş sahibi olmak, güzel veya yakışıklı olmak anlamına geliyor. Kariyer sahipleri ise el üstünde tutuluyor.

Eskiden çocuklara Rabbin kim? Kimin ümmetisin? Ne zamandan beri Müslümansın?... diye sorulur ve böylelikle hayatlarını anlamlı ve değerli kılacak en önemli bilgilere sahip olmaları sağlanırdı. Şimdilerde futbolcuların şarkıcıların,mankenlerin isimleri, vücut ölçüleri, sevgilileri... soruluyor.Eskiden alın teri önemliydi, değerliydi. Şimdi en kısa zamanda köşe dönmek için çabalanıyor.Eskiden hak, adalet, iyilik her yerde ve her işte idi, şimdi ise menfaat, bencillik, sorumsuzluk en itibarlı ölçüler oldu.Eskiden iyiliği emredip kötülükten sakındırmak Müslüman olmanın gerektirdiği bir sorumluluktu, şimdi ise haddi aşmak, üstüne vazife olmayan işe karışmak anlamına geliyor.Eskiden Allah her yerde ve her işteydi; hiçbir şey Allah'tan gizlenemezdi. Şimdi ise...

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Haci Ziya Şeker
  • CarpeDiem
  • Abdullah Ferman Uslu
  • ~büşra~
  • Mazlum Erdoğan
  • Smy
  • Yertn
  • Smy
  • Furkan Düzenli
  • Kitap Sever

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%50 (2)
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0