Atatürk’ün yakın çevresi söz konusu olduğunda daha 1923 yılında dahi, radikallerin önemli bir güç odağı haline gelmiş oldukları söylenebilir. Dönemin hâkim entelektüel havasını takip eden radikal kanada mensup yönetici elitler, İslam’ı o zamanlarda dahi, miadını doldurmuş bir kurum olarak görürler. Kazım Karabekir, daha 1923 yılında, Mahmut Esat (Bozkurt), Tevfik Rüştü (Aras) (ki ikisi de sonrasında uzun yıllar bakanlık –Dışişleri ve Adalet– yapacaklardır) ve Ali Fethi’nin (Okyar) (ki sonrasında Başbakanlık yapacaktır) İslam’ı kaldırmanın propagandasını yaptıklarını aktarır. 1930’ların başında farklılaşan şey, Sovyet tecrübesinden de kuvvet bulan radikallerin, İslam’ın kısa süre sonra yok olacağından ve halkın da hızla benzer bir noktaya geleceğinden emin oluşlarıdır. Radikal yaklaşım artık Atatürk’ün çevresinde hâkim görüş halini almıştır.