Müderris İdris

Hamdullah Suphi Tanrıöver, daha 1930 yılında, Türk Ocakları merkez binasının açılışı vesilesiyle, Faşizm ile Türk devrimi arasındaki benzerlikleri sıralayacak ve şöyle diyecektir: “Biz faşist milliyetperverliğin dünkü galeyanında hem mazimizi hem de istikbalimizi görürüz.” Zaten Türk Ocakları yerine yakında kurulacak Halkevleri de, İtalyan Dopo Lavoro’lar ve Faşist gençlik kulüplerinden ilham alacaktır.
İletişim·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mahmut Esat Bozkurt, sonrasında Nazizm ile Kemalizmin farkını ise şöyle ifade eder: “…ikisi de milliyetçi olmakla beraber aralarında küçük farklar vardır. Alman rejimi ırkçıdır. Türk rejimi kana değil, kültüre ve dile önem verir.” Bozkurt bunu ifade etmese de, bu anlayışın, ırkçı Nazi Almanya’sı yerine, kültürü ve tarihi öne çıkaran Faşist İtalya’yı andırdığı aşikardır.
İletişim·Kitabı okudu
Ali Fuat Cebesoy, daha 1925 yılında Türkiye’nin yönetiminin “İtalya’da tatbik edilen totaliter rejimin aynı olan bir idare” olduğunu düşünmektedir. Falih Rıfkı da Faşist İtalya ile Türkiye arasında önemli benzerliklerin var olduğu iddiasındadır ki zaten 1930’lar boyunca “Tek Parti elitinin faşizme olan özel alakası” iyiden iyiye açığa çıkar. Artık totaliterizme sempati ile yaklaşan isimler arasında, Almanya’nın mı, yoksa İtalya’nın mı Türkiye’ye benzediği ayrı bir tartışma konusudur. Tek Parti döneminin bazı etkin isimleri, aslında aynı anda ikisine birden benzendiğini düşünür
İletişim·Kitabı okudu
Gene Taksim’de Canonica’ya yaptırılan Cumhuriyet Anıtı, Mussolini’nin kurduğu Popolo d’Italia gazetesinde iki rejim arasındaki benzerliğin sanatsal ifadesi olarak yansıtılır. Pedagog N. Mollica Faşist ve Kemalist rejimlerin halkı şekillendirmek için gençlere yaklaşımlarındaki yakınlığa değinir. Bununla birlikte İtalya’nın çok önce hallettiği bazı meselelerle (en başta okuryazarlık) Kemalist Türkiye daha yeni uğraşmaktadır. Gezisini yazı dizine dönüştüren İtalyan yazar Corrado Alvaro da Kemalizmin İtalya’dan (özellikle onun devlet anlayışından ve iletişim siyasetinden) ve Rusya’dan etkilendiği kanaatindedir.
İletişim·Kitabı okudu
Hitler’in Atatürk hakkındaki en samimi düşüncelerini ise, onun sofra sohbetlerinden derlenen kitapta bulmak mümkündür. Burada Hitler, Atatürk’ün CHP yönetimini İtalya’ya benzetir. Atatürk’ün Cermen olduğunu ve vatandaşlarıyla ırki bir benzerlik taşımadığını iddia eder. Onun yaptıklarına olan hayranlığı ise şöyle dile getirir: Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi din adamlarını bertaraf etmedeki hızı, tarihin en kayda değer bölümlerinden biridir. Onlardan otuz dokuz tanesini astı, diğerlerini dışarı attı ve şimdi İstanbul’daki Ayasofya bir müze!
İletişim·Kitabı okudu