Müderris İdris

Naziler kendi bayramlarını icat ettikleri gibi, eski bayramlara da yeni anlamlar kazandırıp, onları Nazileştirir. Nazi 1 Mayıs’ı (Ulusal Çalışma Günü), bunun örneklerindendir. Bununla beraber, Naziler için en önemli bayram, 1927’den itibaren her yılın Eylül ayında Nuremberg’de yapılan ve Partinin kendi kendisini kutladığı, bir hafta süren toplanmadır (Nuremberg rally-Reichsparteitag). Her toplanmanın kendine ait bir teması bulunur (1935-Özgürlük Günü; 1936-Şeref Günü). Devasa kalabalıklar, büyük bir disiplin içerisinde Hitler’in önünde yürür (1934 toplantısında 120.000 kişi yürüyecektir) ve bir hafta süren tören Hitler’in konuşması ile nihayet bulur. “Mimari, ses, ışık ve ayinsel karşılıkların” kullanıldığı bu toplantılarda, kimse izleyici değil, herkes katılımcıdır
İletişim·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanların Tanrı’ya inanmayı bıraktıktan sonra, artık hiçbir şeye inanmadıkları söyleniyor bize. Aslında durum bundan çok daha kötü… Artık her şeye inanıyorlar. Malcolm Muggeridge
İletişim·Kitabı okudu
Aslında 19. yüzyıl, başlangıcı itibariyle, dinin gerilediği değil, hatta pek çok açıdan geri döndüğü bir yüzyıldır. Fransa’da devlet ve Kilise barışmış, Napolyon sonrası dönemde eski monarşiler güç kazanmış ve din devletçe desteklenmeye başlanmış, Aydınlanma’nın keskin akılcılığına bir tepki olarak Romantizm boy vermiş ve hatta bilim, 19. yüzyılın başından ilk yarısına kadar dine destek çıkar olmuştur.
İletişim·Kitabı okudu
Tüm “kutsiyet nakli” sürecinin seküler bir resmi din haline evrimi, Notre Dame katedralindeki Akla tapınma ayiniyle zirvesine ulaşır. Notre Dame’daki ayinden üç gün önce, Paris Katolik Piskoposu, “Hürriyet ve kutsal eşitliğe ibadetten başka hiçbir toplu ibadetin artık kalmaması gerekir.” açıklamasıyla, Hıristiyanlıktan irtidat eder. Artık “Akıl Dini”, kendini dayatmaya başlar
İletişim·Kitabı okudu
1793 sonbaharından itibaren, özellikle Terör ile birlikte şiddet etkisini arttırır (tüm dönem boyunca yaklaşık 3.000 rahip giyotine gönderilecek, bütün Kilise topraklarına el konulacaktır) ve Katoliklerin yanı sıra Protestan ve Yahudileri de hedef almaya başlar. Şiddet aslında bir başka şeyin ifadesidir, maneviyat dünyasında bir değişim olmaktadır. Terör bu şekliyle, “ilahi sıfatları insanoğluna atfetmenin yaratacağı tehlikenin ilk modern örneğini” vermektedir. Artık yeni bir din, tüm özellikleriyle (“Dogmalar, bayramlar, mitoloji, azizler, tapınaklar…”) birlikte ortaya çıkmak üzeredir. Fakat bu yeni din, tarihsel dinin iman esaslarını dışlamakla birlikte, onun simge ve ritüellerini dönüştürerek onu taklitten kaçınmayacaktır. Bu bağlamda ilginç bir örnek, Fransız Devrimi’nin kutsallaştırmalarında üçlemeye/teslise hep dikkat edilmiş olmasıdır (üç renkli bayrak veya özgürlük-eşitlik-kardeşlik gibi).
İletişim·Kitabı okudu