Buradaki hiçbir ırk, saf kökeninin hangisi olduğunu söyleme şansına sahip değildi. Saf ırk söz konusu olmadığı gibi, saf dil de mümkün değildi. Süryanîlerin konuştuğu dildeki kelimelerden hangisi Sümerlerin, Akadların, Asurların, Aramilerin, Hititlerin, Likyalıların, Urartuların, Makedonların, Romalıların, Yunanlıların, Perslerin, Hintlerin, Sintlerin, İbranilerin, Kıptîlerin, Arapların, Kürtlerin ve Türklerin kelimeleriydi? Hangi kelimenin kökü Kenânî, İrânî, Yunânî ya da Turânî idi? Yunan’ın Theo’su ile Moğol’un Teo’sunun; Türk’ün Tengri’sinden, Sümer’in Tengir’inden, Çerkes’in Tha’sından, Fars’ın Hodâ’sından, Kürt’ün Xwedâ’sından farkı ne idi? Tanrı; telaffuz ve alfabeye göre değişen bir varlık mı idi? Bu şehirde Arapların Arapçası da, Kürtlerin Kürtçesi de, Türklerin Türkçesi de, "Süryanîlerin Süryanicesi de Mezopotamya’ya aitti ve hiçbiri saf değildi. Kelime değil anlam önemliydi bu bereketli iki nehir arasında.