Öyle bir gül idi ki yanındaki de özlüyordu, uzağındaki de; kokusunu alan da mest düşüyordu,hasretini duyan da . Gülün adı Muhammed, varlığı Ab-ı Hayat ın pınarıydı..
Her canlı ölümü tadacak ve sonunda dönüp huzurumuza geleceksiniz.
İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanları -hiç şüpheniz olmasın- içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetteki köşklere yerleştireceğiz; sıkıntılara katlanan, yalnız Allah’a dayanıp güvenerek işlerini gerektiği gibi yapanlara ne güzel karşılık
(Ankebut 57-59)
Şu hadsiz kâinatı şenlendiren bilmüşahede rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcudatı ışıklandıran bilbedahe yine rahmettir. Ve bu hadsiz ihtiyacat içinde yuvarlanan mahlukatı terbiye eden bilbedahe yine rahmettir. Ve bir ağacın bütün heyetiyle meyvesine müteveccih olduğu gibi bütün kâinatı insana müteveccih eden ve her tarafta ona baktıran ve muavenetine koşturan bilbedahe rahmettir. Ve bu hadsiz fezayı ve boş ve hâlî âlemi dolduran nurlandıran ve şenlendiren bilmüşahede rahmettir. Ve bu fâni insanı ebede namzed eden ve ezelî ve ebedî bir zâta muhatab ve dost yapan bilbedahe rahmettir.
Ey insan madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-ı mahbubedir. "Bismillahirrahmanirrahîm" de. O hakikata yapıs