Einstein, diğer insanlardan ne açılardan farklı olduğu sorusunu, samanlıkta iğne araması istenen sıradan bir insanın, iğneyi bulduğunda aramayı bırakacağını söyleyerek yanıtlamıştı. Ancak o, bahsedilmeyen ya da farklı biçimlerdeki, olası tüm iğneler için samanlığın tamamını araştırırdı. Buradaki tek amaç, sorunları çözebilmek için mümkün olduğunca çok denemede bulunmaktır.
Kendileri hiç de iyi olmayanlar, gerçekleştirdikleri kötü eylemden kendileri için gerekli olanı sağladıktan sonra, içleri gayet rahat, işe biraz iyilik ve dürüstlük karıştırmaktan hoşlanırlar. Bir karşılık veriyor, vicdanlarını temizliyorlarmiş gibi. Üstelik bu korkunç kötülüklere alet ettikleri kimseler kendilerini suçluyormuş gibi gelir onlara. Yok olmalarını isterler ki bu yüz karası işlerin delili, tanıklığı silinsin gitsin.
Tüm eğitim hayatımız boyunca bize nasıl düşüneceğimiz öğretilmedi. Derslerden nasıl geçeceğimiz, bilgileri nasıl ezberleyeceğimiz öğretildi; peki ya kendi adımıza düşünmek?
Çevresinde olup bitenleri izleyen, ölçüp biçen bakışları güvenli ve düzenliydi. Bir dostlara bir düşmanlara bakarken, dostları yüreklendirmek, düşmanlara da, üstüne gelecek olana kanını pahalıya ödeteceğini anlatmak ister gibiydi. Kurtuldular, çünkü böylelerine pek saldırmaz düşman, korkanların peşine düşer.
Bu büyük komutanın anlattığı, bizim de her gün yaşadığımız bir şeyi öğretiyor bize. Tehlikelerden kaçınmakta aşırı telaşa düşmek kendimizi tehlikenin kucağına atmanın en kestirme yoludur.