...1860'lara gelindiğinde, yeni nesil elektrik mühendisleri teller aracılığıyla ses iletimi üzerine deneyler yapıyordu. Bunlardan ikisi, Amerikalı mühendis Elisha Gray ile İngiliz mühendis Alexander Graham Bell, 1876 yılının Şubat ayında New York'taki ABD Patent Dairesi'ne aynı gün, ayrı ayrı patent başvurusunda bulundular. Uyuşmazlık mahkemesi Bell'in lehine karar verdi çünkü avukatı onun patent başvurusunu Gray'inkinden iki saat önce teslim etmişti. Böylece Bell tarihteki yerini almış oldu. Bu arada Gray'e ne oldu dersiniz? Gray'in sonradan öğrendiğine göre meğerse avukatı Patent Dairesi'ne giderken yolda öğle yemeği için bir lokantaya uğramış. İşte, ölümsüzlük ile sıradanlık, şöhre ile tanınmazlık arasında bu denli ince bir çizgi var.
Ama o andan itibaren içimdeki şey bir hummaya dönüştü... kontrolümü kaybettim... daha doğrusu, yaptığım her şeyin anlamsız olduğunu biliyordum, ama artık kendi üzerimde bir gücüm yoktu... artık kendimi anlayamıyordum... hedefimin takıntısı içinde sadece ileri doğru koşuyordum.