Aytmatov'un kaleminden okuduğum ilk eser, böylesine bir yazarla tanışmak için bu kadar geç kaldığıma üzülüyorum. Eserde iyilik, kötülük, tamahkarlık vb. kavramlar karakterler üzerinden imgesel yollarla çok başarılı bir şekilde anlatılmış. Ana kahramanın bir çocuk olduğu bu eser, Küçük Prens'ten her ne kadar daha az bilinse de, bana kalırsa bir çocuğun halet-i ruhiyesini çok daha realist bir şekilde ele alıyor.
***
Kitabı Ötüken yayınlarından okursanız, eserin sonunda yazarın esere yöneltilen eleştirilere verdiği cevapları da okuyabilirsiniz. Beş-altı sayfa gibi kısa bir bölüm de olsa yazar burada edebiyatın neden yapılması ve nasıl yapılması gerektiğini çok güzel bir şekilde açıklamış.
***
Bu kitabı okumamış olmanın eksikliğini tez vakitte gidermenizi dileyerek, herkese şimdiden iyi okumalar temenni ederim.
*"Yüz Yıllık Yalnızlık"* gibi muhteşem bir eser sayesinde bir çoklarımızın yakından tanıdığı ve sevdiği Marquez, bu eserinde de aslında bazı noktalar itibariyle aynı konuyu ele alıyor denebilir. Eser tıpkı Godot'yu Beklerken'de olduğu gibi, sonu gelmez bir bekleyişi ele alıyor.
***
Fakat şunu da belirtmekte fayda var; Godot'dan farklı olarak bu öyküde Albayın beklentilerinin daha haklı sebepleri var.
***
Zaten çok da uzun olmayan bu uzun öykü hakkında sizleri ayrıntı ve yorumlara boğmadan, bir kahve yanında zevkle okuyabileceğiniz bu lezzetli eseri hepinize öneririm. Tüm kitap kurtlarına iyi okumalar dilerim.
Kitap, dönemimizin yükselen yıldızlarından ve günden güne şöhretine kattığı şan ile ismini daha da sağlam bir otorite haline getiren, meslektaşlarına kıyasla nispeten 'genç' olarak isimlendirebileceğimiz Emrah Safa hocanın kaleminden.
***
Eser her ne kadar bir popüler tarih kitabı olsa da, bu asla içeriğinin boş ya da anlamsız olduğu anlamına gelmez. Sonundaki "Yanlış Kullanılan Kavramlar" bölümünde günümüz dizi ve siyaset anlayışının diline yapılan incelikli ve zarif eleştiriler olsun, gerek devletimizin gerekse milletimizin tarihçiliğe olan bakışındaki eksiklikler ve usül yanlışlıkları olsun, hepsini çok başarılı bir şekilde ele almış.
***
İçerik öylesine başarılı hazırlanmış ki, parantezler içerisinde Arapça'dan dilimize geçmiş kelimelerin nasıl türetildikleri bile izah edilmiş; ki bu eylem, yalnızca Arapça için değil Yunanca, Fransızca ve Farsça gibi başka başka diller için de gerçekleştirilmiş. Bu kitabı okuduktan sonra Arapça öğrenmek arzusunun tezahür edeceğini asla tahmin edemezdim.
***
Son olarak, kitabın sonunda farklı dillerde kaleme alınmış makale ve kitap dizinlerinden oluşan seçme kaynakça vesilesiyle konuların ayrıntılarına girmeyi arzulayan meraklı okurlara engin bir ufuk gösterilmiş. Bu kaynakça vesilesi ile gerçekten de çok önemli ve mihenk taşı teşkil edecek şaheser niteliğindeki tarihi kaynaklara bir rehber edinmiş olacaksınız.
***
Kitapta derin ve tarihi konuların anlatıldığı satırlarda günümüze tutulan ışıklar ve taşlamalar ise bu kitabın amacını gerçekleştirdiğinin bir kanıtıdır: "Tarih bugünü anlamak içindir." Bütün tarih severlere şimdiden iyi okumalar dilerim.
Öyküye başlamadan önce sayın Ahmet Ümit, uzun müddet masalına bir kahraman aradığını ve hikayeyi kaleme aldığı esnada bir torununun dünyaya gelmesiyle uzun arayışlarının son bulduğundan bahsetmiş. Yani sözün kısası, baş kahraman olan Rüzgar, ismini Ümit'in torunundan almış.
***
Hikayeyi okuyunca, Ahmet Ümit'in neden bir isim bulmakta bu kadar zorlandığını anlayacağınıza inanıyorum. Kavga ve savaşlara sahne olan devrimizde, bu kadar imkansızlığa rağmen böyle güzel sevebilecek insanların varlığına inanmak günden güne zorlaşıyor; ve hatta -sanırım- masallarda bile.
***
Kitaba gelecek olursak, her ne kadar çocuklar için kaleme alınmış olsa da yalnızca çocuklara değil, çocukluğunu özleyen her okura hitap ediyor. Tiyatroya gidemediğimiz bu günlerde, böyle bir masal vesilesiyle kafanızın içinde kendi tiyatro oyunlarınızı canlandırabilir, içinizi böyle bir masumiyet ile ısıtabilirsiniz. Gerçi hoş, okumayı bilen insan okuduğu her kitabın filmini/ tiyatro oyununu kafasında canlandırır.
***
Uzun lafın kısası, gerek zihninizi gerekse gönlünüzü dinlendirecek, havsalanızı tazeleyecek leziz bir masal. Şimdiden bütün okurlara bol hayaller dilerim.
Kitap, bu konu hakkında yayınlanmış bir tez çalışmasının basım için yeniden düzenlenmesiyle ortaya çıkmış. Kendisinden sonra gelmiş olan gerek hukuk felsefecilerini, gerekse siyaset felsefecilerini etkilemesi sayesinde günümüzde dahi hukuk ve siyaset düzeninde büyük bir etki sahibi olan Hugo Grotius'un sadece eserleri değil, bunun yanında yaşadığı dönem üzerine bir inceleme de okurun huzuruna sunulmuş. Grotius'un yaşadığı dönemin anlaşılmasının, eserlerinin ve savunduğu hukukî nazariyelerin anlaşılabilmesi hasebiyle hayatî bir öneme haiz olduğu kanaatindeyim.
***
Eser sayfaların altında verdiği kaynak kitap isimlerinin yanında, en sonda sunulan zengin bir "Kaynakça" listesi sayesinde bu alanda araştırma yapan ve okumalarını derinleştirmek ve dahası zenginleştirmek isteyenlere de engin bir ufuk oluşturuyor. Bir hukuk öğrencisi olarak bu eserin, günümüz hukuk ve siyaset felsefesinde şüphesiz ki büyük emeği ve izleri bulunan düşünür Grotius'u ve dolayısıyla günümüz hukukunun dününü anlamak vesilesiyle bugününü aydınlatmaya bizatihi yardımı olacağı inancındayım.
***
Hukuk öğrencilerine ve "Hukuk nedir?" sorusuna cevap arayan bütün meraklı okurlara önerir, şimdiden hepinize iyi okumalar dilerim.