Arif

Kelâm ilminin Tanrı'nın varlığını temellendirmede başvurduğu temel yollardan biri olan hudüs delili, âlemin sonradan var olduğu gerçeği üzerinden bir Muhdis'in zorunluluğunu savunur.”* Modern bilim, bu delil için güçlü ampirik bir destek sağlamıştır. Evrenin başlangıcına ilişkin ilk güçlü bilimsel destek, 19. yüzyılın ortalarında termodinamik alanından geldi. Termodinamiğin İkinci Yasası (entropi ilkesi), kapalı bir sistemde düzensizliğin sürekli arttığını ve kullanılabilir enerjinin geri dönüşümsüz biçimde azaldığını söyler.” Eğer evren sonsuzdan beri var olsaydı, “ısı ölümü” çoktan gerçekleşmiş ve evren mutlak bir dengeye ulaşmış olurdu. Oysa evrende enerjinin hâlen işlenebilir olması, onun geçmişte belirli bir anda düşük entropili bir başlangıca sahip olduğunu ve bu başlangıçtan itibaren süreklilik arz eden bir “zaman oku”nun mevcudiyetini göstermektedir.”* Bu argüman, termodinamiğin keşfinden itibaren evrenin bir başlangıcı olması gerektiğine dair en güçlü bilimsel-teolojik kanıtlardan biri olarak kabul edilmiştir. ———
Sayfa 265·Kitabı okudu
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kelâm atomculuğunun ayırt edici yönlerinden biri, bu teorinin yalnızca cisimlerin yapısına ilişkin bir açıklama sunmakla kalmayıp mekân ve zamanı da kapsayan bütüncül bir evren tasavvuru ortaya koymasıdır. Kelâmcılar cisimlerde olduğu gibi mekânı ve zamanı da daha küçüğe bölünemez birimlerden oluşan süreksiz bir yapı olarak tasavvur etmişlerdir. Bu atomcu yaklaşım, âlemin hudüsu, ilâhi yaratmanın her an etkin oluşu ve insan fiillerinin özgürlüğü gibi temel teolojik meseleleri temellendirmede de merkezi bir rol üstlenmiştir.
Sayfa 257·Kitabı okudu
1000Kitap
Kelâm atomculuğunun ayırt edici yönlerinden biri, bu teorinin yalnızca cisimlerin yapısına ilişkin bir açıklama sunmakla kalmayıp mekân ve zamanı da kapsayan bütüncül bir evren tasavvuru ortaya koymasıdır. Kelâmcılar cisimlerde olduğu gibi mekânı ve zamanı da daha küçüğe bölünemez birimlerden oluşan süreksiz bir yapı olarak tasavvur etmişlerdir. Bu atomcu yaklaşım, âlemin hudüsu, ilâhi yaratmanın her an etkin oluşu ve insan fiillerinin özgürlüğü gibi temel teolojik meseleleri temellendirmede de merkezi bir rol üstlenmiştir.
Sayfa 252·Kitabı okudu
1000Kitap
Eş'ari kelâmcısı Bâkıllâni'nin (6. 403/1013) şu ifadeleri önemlidir: “Allah'ın bütün kullarına farz kıldığı ilk şey O'nun delilleri (âyet) üzerinde düşünmedir (nazar). Çünkü şanı yüce olan Allah, zaruretle ve hisler yoluyla müşahede ile değil, ancak güç yetirdiklerine (makdurat) itibar, kudretinin eserleri ve rububiyetinin göstergeleri üzerine istidlal ile bilinebilir.
1000Kitap
İslam Felsefesi Çalışmalarında Oryantalizmin Dönüşümü:Etkileşim-Bağımlı Yorumlamaya Geçiş Kübra Bilgin Tiryaki ilimcephesi.com/islam-felsefesi... Yayına Hazırlayanlar:Fuat Aydın,Mehmet Murat Şahin,Yücel Bulut,Feyza Betül Aydın – Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek, syf:159-171
1000Kitap