Sözü uzatmaya sebep olmasaydı, ilimlerin makam ve mertebelerinden söz eder, değerli olsa bile insanların büyük bölümünün kelâm ilmine muhtaç olmadıklarını açıklardım. Bir şehirdeki tek doktor gibi bir kelâmcı bir şehre yeterlidir. Dinin furû' (amelî, pratik) meselelerini bilen fakihler ise öyle değildir. İnsanlar şeriat bilginlerinin çok olmasına muhtaçtır. Şeriatta ise Allah'a hamdolsun, herkes için yeterli ve kâfi bilgiler vardır.
Bir insan teorik ilim sahiplerinin cevher, araz, cisim, cisimsel, ruh, ruhsal vb. gibi terimlerini bilmeden ölse Allah bundan bir şey ona sormaz. Allah insanlara özellikle kendilerine farz kıldığı vecibelerden soracaktır.