“Hayat kitaplardan ibaret değil kızım.Yaşamak lazım.Yaşamak evet,yemek,içmek,gülmek, eğlenmek, ağlamak,çocuk büyütmek,sınavdan geçmek,uçağı kaçırmak,sevişmek,özlemek,iki satır bir şey yazmak,güzel bir filmden yağmurlu geceye çıkmak,dua etmek,hastalanmak.Yeter artık sayma,sonu yok bunun.Netice şu:
Hayatın bir manası olacak,maddi-manevi.”
Tesadüfen babamın kütüphanesinde bulup keyifle ve düşünerek okuduğum bu kitap 4 farklı hikayeden oluşuyor.Her hikayede kitabın adı olan “insan ne ile yaşar” sorusuna cevap veriliyor. Kitap, sadece bu soruyla kalmayıp birçok soru ile insanı sorguluyor. Kötülük, açgözlülük, kibir gibi nefsi duygular kısa ve öz hikayelerle açıklanarak ders veriliyor.
Kitabın felsefi boyutuna değinmek gerekir ise “insanın yaşamında duyduğu, uğruna yaşadığı şey neydi?” , “ insana verilmemiş olan ve insanın üzerine düşünmediği, yaşam akıp giderken bulamadığı, hep eksikliğini hissettiği şeyler nelerdi?” soruları üzerine düşünmeye sevk eden bir eser.